[söyleşi]: “Hedef kitle’ denilen ifade aslında ‘heves kitle’dir.”

3-4 Kasım 2017 tarihlerinde ikincisi düzenlenen ARCHITECT@WORK’te Neofikir Yayıncılık’tan Mithat Beyler ile konuştuk.

 

Türkiye’de ikinci kez düzenlenen ARCHITECT@WORK’e geçen sene katılmış mıydınız?

Evet, biz davet üzerine geldik ve geçen sene de bu yıl olduğu gibi mimarlara ve iç mimarlara yayın açısından katkı sağlamak amacıyla davet edilmiştik.

İkisine de katılmış bir firma olarak geçen sene ile bir karşılaştırma yapabilir misiniz? Nasıl buldunuz bu yıl ARCHITECT@WORK’ü?

Bu yıl geçen senekinden daha kalabalık, daha fazla ilgi var. Bunun da bu sene etkinliğin biraz daha oturmuş ve medya ile daha iyi paylaşılmış olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.

Bu etkinliği yapı fuarları ile karşılaştırırsak?

Bu organizasyonun diğerlerinden önemli bir farkı var zaten: İsteyen bedelini vererek istediği ürünüyle katılamıyor. Burada bir kurul var, o kurulun seçimi ile ürün mimarlığa veya tasarıma bir faydası varsa ancak o zaman katılabiliyor; böylece daha farklı, yaratıcı, inovatif ürünler bir araya gelmiş oluyor. Aynı zamanda etkinliğe özel bir konu başlığı seçilmiş olduğu için o konu başlığına uygun konuşmacılar da etkinliği zenginleştiriyor. Bu mimarlara doğru bir şekilde duyurulduğunda bence olumlu sonuç alınıyor.

Yapı firmaları ile görüşmelerimizde ARCHITECT@WORK’te doğru hedef kitleye ulaşılabildiğine yönelik yanıtlar aldık hep. Yayın açısından baktığınız zaman bu konuda siz ne söyleyebilirsiniz?

“Hedef kitle” denilen ifade aslında “heves kitle”dir; herkesin ulaşmayı heveslediği kitledir. Dolayısıyla o heves kitleye ulaşmaya yaklaşınca herkes hedef kitleye yaklaştığını hissediyor. Biz o hedef kitle denilen mimarlarla çok ciddi bir temas içindeyiz yıllardır. Onların buraya gelmesini ve burada olmasını arzuluyorduk; bu anlamda hiç görmeyi ummadığımız birkaç tane mimarı da görünce o hedef kitleye ulaşılabildiğini fark edebiliyoruz.