Venedik Bienali 57. Uluslararası Sanat Sergisi’nin TÜRKİYE PAVYONU açıldı!

Venedik Bienali Türkiye Pavyonu (La Biennale di Venezia’nın izniyle)

Venedik Bienali 57. Uluslararası Sanat Sergisi 13 Mayıs’ta kapılarını açıyor. Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nda, sanatçı Cevdet Erek’in ÇIN başlıklı işi yer alıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) koordinasyonunda, Fiat sponsorluğunda gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu, 26 Kasım tarihine kadar Venedik Bienali’nin ana mekânlarından Arsenale’de ziyaret edilebilir. 

Venedik Bienali 57. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu’nda yer alan ÇIN projesi, sanatçı Cevdet Erek ve ekibinin katılımıyla Bienal’in ön izleme günlerinden 11 Mayıs’ta uluslararası sanat dünyasına tanıtıldı.

Türkiye Pavyonu’nun resmi açılışına, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ve Türkiye Pavyonu sponsoru Fiat adına Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu da katıldı. Açılışta ayrıca, Venedik Bienali Başkanı Paolo Baratta, TC Roma Büyükelçisi Murat Salim Esenli, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürü Dinçer Ateş, Venedik Bienali 57. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu Danışma Kurulu üyeleri, Türkiye Pavyonu’nun 21 destekçisiyle uluslararası sanat profesyonelleri ve küratörler de bulundu.

Bülent Eczacıbaşı, Cevdet Erek, Cengiz Eroldu (Fotoğraf: Poyraz Tütüncü)

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, “İstanbul Kültür Sanat Vakfı olarak 2007’den bu yana Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi’nde Türkiye Pavyonu’nun organizasyonunu üstleniyoruz. Ülkemizi yıllardır çok başarılı işlerle dünyanın en önemli güncel sanat etkinliklerinden birinde temsil ettiğimiz için gurur duyuyoruz. Ülkemizin güncel kültür-sanat üretimini böyle bir platformda görünür kılmak bizim için çok değerli. Burada düzenlediğimiz sergiler ‘Türkiye ve küresel ölçekteki kültür-sanat evreni arasında etkileşim sağlama’  hedefimize yönelik somut adımlar atmamızı sağlıyor. 2014 yılında vakfımızın girişimi ve 21 destekçinin katkılarıyla Venedik Bienali’nin iki ana mekânından biri olan Arsenale’deki Sale d’Armi binasında 500 m²’lik bir alan, 2014-2034 yılları arasında Türkiye’ye tahsis edildi. Bu gelişmenin ülkemizin bu önemli uluslararası sergideki varlığının kuvvetlenmesi, başarılarımızın yurtdışında yankı bulması için de benzersiz bir olanak sağladığına inanıyoruz,” yorumlarında bulundu.

Fiat adına Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, “Fiat olarak 2011, 2013 ve 2015 yıllarında olduğu gibi 2017 yılında da, Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi, Türkiye Pavyonu’na ana sponsoru olmaya devam ediyoruz. Fiat Avrupa ve Türkiye’de otomotivin önemli aktörlerinden birisi. Fiat markası ile yarattığımız ekonomik değerin beraberinde, ülkemizin tanıtımına  fayda sağlayacak projelere de destek veriyoruz. Otomotiv sektörü dünyadaki teknolojik değişimleri, müşterilerinin beklenti ve hayallerini takip etmek zorunda olan bir sektör. Çağdaş sanatın yeni ve farklı düşüncelere platform oluşturmasının, bizim Fiat markasında benimsediğimiz yenilikçi teknoloji oluşturma çaba ve hayallerimizle örtüştüğünü düşünüyorum. Ülkemizin küresel ölçekte, dünyanın en önemli sanat etkinliklerinden biri olan Venedik Bienali’nde temsil edilmesine katkı sağlamaktan ötürü memnuniyet duyuyoruz” şeklinde konuştu.

Cevdet Erek, ÇIN, 2017 (Fotoğraf: RMphotostudio)

ÇIN

Mekâna özgü bir yerleştirme olan ÇIN, mekânın şiirsel ve politik tahayyüllerini mimari ve ses aracılığıyla keşfetmeyi deniyor. Eserin başlığı, işi önceden haber veren bir ses sinyali olarak düşünüldü. Türkçe’de bir yansıma sözcük olan ÇIN, vurmalı bir sesi taklit ediyor, aynı zamanda iki ayrı kelimenin türediği bir kök: Çınlama (reverberasyon) ve kulak çınlaması.

Erek, ÇIN ile daha önce gerçekleştirdiği “Ritimler Mekânı”, “Cetveller ve Ritim Çalışmaları” ve “Ses Süslemesi” gibi seri işlerinde araştırdığı tema ve yöntemlerin bir bölümü üzerine denemelerini sürdürüyor. Bu işlerde tarihin, gündelik yaşam ve doğanın ritimleri, ses, mimari ve performansın bir araya gelmesiyle ifade buluyor, görsel ve işitsel zaman çizelgeleri inşa ediliyor, örüntüler ve söz aracılığıyla mimari “ses süslemeleri” yaratılıyor.

Cevdet Erek, ÇIN, 2017 (Fotoğraf: RMphotostudio)

ÇIN’ın yaratımında önden tasarlama, deneme-yanılma ve doğaçlama yöntemlerinin her biri rol oynuyor. Erek’in Türkiye Pavyonu’ndaki işinin temelini eş zamanlı olarak üretilen iki unsur oluşturuyor: Mimari bir yapıyla somutlaşan bir mekânsal program ve çok kanallı bir ses yerleştirmesi. Tamamı fiziksel inşanın tamamlanmasının ardından mekânda üretilen sesler, gezisinde kişiye rehberlik ediyor ve onu hem ardışık hem de sınırsız bir kombinasyon çeşitliliğiyle karşılıyor. Seslerin karmaşık biçimlenimleri kimi zaman kişiyi çepeçevre sararak, kimi zamansa kişinin konumu ve yönüne göre belirsizleşerek görülmeyen sınırlar üretiyor, aynı zamanda geçişkenlik oluşturuyor. ÇIN ayrıca Venedik Bienali boyunca müdahalelere de açık olacak: Sanatçıların -örneğin çeşitlenen, özgün veya tamamen devre dışı bırakılmış sesler eşliğinde- performanslar yapmasına imkân tanıyacak ve yerleştirme serginin son günlerine kadar son biçimini almayacak.

Ziyaretçinin hareketi de işin ayrılmaz bir parçası; hareket, zamansal ve bedensel hatıraları açığa çıkararak çeşitli tepkilere teşvik ediyor. “Ses süslemeli” bir iç cephe ve yerleştirmenin merkezini işgal eden platform, komşu ülke pavyonlarının arasında doğrudan geçişe imkân veren bir “transit rota”nın üzerinde yükseliyor. Böylece mekân, fiziksel ve işitsel olarak birbiriyle ilişkili niteliklere sahip en az iki ana alana bölünüyor. Cepheye merdivenler ve rampalar ile ulaşılabilirken, bunların ardında konumlanan kapısı kilitli “misafir tribünü”, görülebilen ama kullanım dışı bırakılmış ve erişilemeyen bir kamusal alan olarak konumlanıyor.

Cevdet Erek, ÇIN, 2017 (Fotoğraf: RMphotostudio)

ÇIN projesi ekibinde, yerleştirme öncesi proje koordinatörü ve hafıza Yelin Bilgin, mimar ve yumuşak bir ses Gürden Gür, mimar ve güler yüz Elif Tunçel, sanat tarihçisi ve kardeş Ayşe Erek ve görsel kimlik tasarımcısı Yetkin Başarır yer alıyor.


 

Venedik Bienali 57. Uluslararası Sanat Sergisi:
26 Kasım’a kadar devam edecek Venedik Bienali 57. Uluslararası Sanat Sergisi’nde Christine Macel’in küratörlüğünde Arsenale ve Giardini’deki “Viva Arte Viva” başlıklı ana serginin yanı sıra, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 85 ülkenin sergisi yer alıyor.

57. Venedik Bienali Türkiye Pavyonu, Fiat sponsorluğunda, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği, TC Dışişleri Bakanlığı’nın himayesinde ve SAHA Derneği’nin prodüksiyon desteğiyle yapılıyor.

2007 yılından bu yana İKSV’nin koordinasyonunda gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu sergisi, İKSV’nin girişimi ve 21 destekçinin katkılarıyla, 2014-2034 yılları arasında Türkiye’nin kullanımına tahsis edilen Arsenale’deki uzun süreli mekânda yer alıyor. Türkiye’nin Venedik Bienali sergilerinde uzun süreli bir mekânda yer almasını sağlayan kişi ve kurumlar arasında Akbank, Mehveş-Dalınç Arıburnu, Berrak-Nezih Barut, Ali Raif Dinçkök, Vuslat Doğan Sabancı, Füsun-Faruk Eczacıbaşı, Oya-Bülent Eczacıbaşı, Enka Vakfı, Nesrin Esirtgen, Eti Gıda San. ve Tic. AŞ, Ahu-Can Has, Öner Kocabeyoğlu, MAÇAKIZI, Tansa Mermerci Ekşioğlu, Polimeks Holding, SAHA, Taha Tatlıcı, T. Garanti Bankası AŞ, Vehbi Koç Vakfı, Zafer Yıldırım, Yıldız Holding AŞ yer alıyor.

Venedik Bienali 57. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu Danışma Kurulu’nda sanatçı Ali Kazma, Arter’in küratörlerinden Başak Doğa Temür, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kültür ve Sanat İşletmesi Genel Müdürü Özalp Birol, küratör ve İstanbul Modern Müzesi Sanat Danışmanı Paolo Colombo ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Batı ve Çağdaş Sanatlar Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Zeynep İnankur yer alıyor. 

Cevdet Erek:
1974’te İstanbul’da doğan Cevdet Erek, Mimar Sinan Üniversitesi’nde tamamladığı Mimarlık eğitimi sırasında ve sonrasında Nekropsi müzik grubunda ve çeşitli mimari ofislerde çalıştı. İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nde (MIAM) Ses Mühendisliği ve Tasarımı eğitimini tamamladıktan sonra 2004-2005 yıllarında Amsterdam’daki Rijksakademie’de misafir sanatçı olarak bulundu. Yerleştirmeleri ve performansları dOCUMENTA (13) (2012), İstanbul Bienali (2003, 2013 ve 2015), Sidney Bienali (2016), Şarika Bienali (2013), Stedelijk Müzesi (2014), MAXXI (2014 ve 2015), İstanbul Modern (2014, 2015 ve 2016), Arter (2011), SALT (2012 ve 2015) vb. etkinlik ve kurumlarda sergilendi. Önemli kişisel sergileri arasında Alt Üst (Spike Island, Bristol, 2014) ve Week (Hafta) (Kunsthalle Basel, 2012) bulunmaktadır. Kitaplarından SSS – Sahil Sahnesi Sesi (2008) BAS tarafından, Room of Rhythms 1 Walther König (2012) tarafından ve Az Boş Belki (2015) Revolver/Artist tarafından yayımlandı. SSS – Sahil Sahnesi Sesi ile North Rhine-Westphalia Sanat Vakfı tarafından verilen Nam June Paik Medya Sanatı Ödülü’ne değer görüldü (2012). Kaan Müjdeci’nin uzun metraj filmi Sivas’ın (71. Venedik Film Festivali – Özel Jüri Ödülü, 2014) ses-müzik direktörlüğünü yaptı; Emin Alper’in uzun metraj filmi Abluka’nın (72. Venedik Film Festivali – Özel Jüri Ödülü, 2015) müziklerini yaptı ve ses tasarımını Cenker Kökten ile birlikte geliştirdi. 2011’den beri İTÜ’de dersler vermekte ve İstanbul’da yaşamaktadır. İstanbul Kültür Sanat Vakfı, Cevdet Erek’in Türkiye Pavyonu’na katılımı konusundaki değerli işbirliği için İstanbul Teknik Üniversitesi’ne teşekkür eder. 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı:
Kâr amacı gütmeyen ve kamu yararına çalışan bir kültür kurumu olan İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) 1973 yılında kuruldu. İKSV’nin temel amaçları, İstanbul’u dünya kültür sanat başkentleri arasında ön sıralara taşımak, kültür ve sanat yoluyla ulusal ve evrensel, geleneksel ve çağdaş değerler arasında sürekli ve kalıcı bir etkileşim sağlamak ve kültür politikalarının oluşturulmasında etkin rol oynamaktır. Bu amaçlar doğrultusunda İstanbul Müzik, Film, Tiyatro ve Caz Festivalleri, İstanbul Bienali, İstanbul Tasarım Bienali ve Filmekimi’nin yanı sıra yıl boyunca özel etkinlikler düzenleyen vakıf, Nejat Eczacıbaşı Binası’nda yer alan Salon ile etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Venedik Bienali’ndeki Türkiye Pavyonu’nun organizasyonunu ve Fransa’daki Cité International des Arts sanatçı atölyesindeki bir misafir sanatçı programının koordinasyonunu da üstlenen İKSV ayrıca kültür politikalarının geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla araştırmalar yürütüyor ve raporlar hazırlıyor.