[söyleşi]: “Dijital makineler doğayı taklit etmiş gibi algılanıyor ama bir yandan da koruyor”

Göksen Yedigüller ve Bilge Erdem

Ege Seramik Genel Müdürü Göksen Yedigüller ile seramikte dijital teknolojileri ve çevreci yaklaşımları konuştuk.

Firmanızın sektördeki konumu hakkında bilgi verir misiniz? Sektörde sizi farklı kılan özellikleriniz nedir?

Ege Seramik bu sene 42. yılını kutluyor. 42 sene evvel seramik sektöründe faaliyet göstermeye başlamış bir Türk firması. Bu çerçevede genel üretim ve satış konseptinde, yurtdışı pazarlara yönelik ürünler üretmeye ve hem yurtdışı hem de yurtiçinde satmaya odaklı. Önemli ve zor pazarlar olan Amerika, İsrail, Kanada gibi ülkelerde çok başarılı sevkiyatlar gerçekleştirip orada bir marka olmuş bir firma.

Bunun haricinde aynı zamanda Ege Seramik dijital teknolojilerle seramik sektörünü ilk tanıştıran firmadır. İlk dijital makinesini sektörümüze getirmiş ve sonraki aşamada doğa kadar gerçek ürünlerini bu makineler vasıtasıyla yaratmış; halihazırda da yapmış olduğu bütün teknolojik yatırımlarıyla mevcut üretimlerini bu makinelerle yapmakta. Biliyorsunuz doğa da bir tükenme süreci yaşıyor. Bu süreçte doğada tükenmekte olan ağaç, mermer ve benzeri dokuları dijital teknolojilerle koruma altına alıp seramiğe baskılama yöntemiyle üreterek doğayı koruyan bir yapıdadır. Bir taraftan dijital makineler doğayı taklit etmiş gibi algılanıyor ama bir yandan da koruyor. Çünkü bu dijital makineler sayesinde doğaya verilecek olan o hasar ve zarar ortadan kaldırılmış oluyor.

Genel anlamda baktığımız zaman da Ege Seramik’in hem profesyonel hem de tüketiciler anlamında Türkiye’nin en bilinen ilk üç markası arasında olduğunu gözlemlemekteyiz. Bu çerçevede özellikle üretim teknolojilerimizde doğaya atık bir madde bırakmamaya ve geridönüşüme özen gösteriyoruz. Kullandığımız su ve ürettiğimiz seramiklerden arta kalanları geri dönüştürüyoruz. Bununla ilgili çevrecilik ödüllerimiz var. Bunların hepsi toprak sektöründe çok önemli.

Yeni projeleriniz ve hedefleriniz neler? Yapı Fuarı’nda hangi ürün ve yeniliklerinizi sunuyorsunuz?

Fuarda doğanın kendinde varolan mermer, ağaç desenlerimizle tekstil desenlerimiz ve beraberinde işlediğimiz konseptlerimiz yer alıyor. Yapı Fuarı’nda gösterdiklerimiz arasında yeni kattıklarımız ve daha önceden UNICERA Fuarı’nda gösterdiklerimiz de var.

Ürünleri genelde kreasyon olarak işlemeyi tercih ediyoruz. CERSAIE Fuarı’nda sonbahar ve kış modası, UNICERA Fuarı’nda kış ve ilkbahar, Yapı Fuarı’nda ise ilkbahar ve yazı gündeme taşıyoruz. Yani bu fuarların hepsinin sunumunda bir moda ve kreasyon var.

Yapı Fuarı’na kaç yıldır katılıyorsunuz? Sizce fuarlar yapı sektörü için ne önem taşıyor? Bugünlerde düzenlenen fuarların önceki yıllara kıyasla farkları neler?

Yapı Fuarı’na 5 senedir katılıyoruz, gayet memnunuz. Bu fuarda profesyonellerle çok daha yakın bir şekilde buluşma, aynı zamanda uygulayıcı firmalarla, teknik kişilerle karşılaşma, tanışma ve onlarla fikir alışverişi yapma fırsatını buluyoruz. Ürün geliştirme dahil olmak üzere çok katkılarını alıyoruz, bu sebeple çok memnunuz.