[söyleşi]: “Kendimizi Geliştirmeye Açık Bir Şirketiz”

Şirzat Subaşı

AGT Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Grup Başkanı Şirzat Subaşı ile Yeşil Rapido etkinliğini ve sürdürülebilirlik projelerini konuştuk.

Yeşil Rapido etkinliğinden beklentileriniz nelerdi? Neden destek verdiniz?

Sürdürülebilir mimari yapılar sadece Türkiye’nin değil dünyadaki yapı sektörünün en önemli konularından biri olarak kabul ediliyor. Kurumlar mutlaka topluma ve ekonomiye değer katarken çevreyi göz önünde bulundurmalı ve üzerine düşen görevi yapmalıdır. Bu vizyon ve  yaklaşımla Yeşil Rapido etkinliğinin bu sene mimari sponsoru olduk.  Türkiye’de özellikle gayrimenkul şirketlerinin sürdürülebilir bir bakış açısıyla çalışmalarına devam etmeleri gerektiğine inanıyoruz. Bildiğiniz gibi devletler özellikle karbon salınımlarını azaltmak için anlaşmalar imzalıyor;  topluma vaatler veriyor. Biz de sektöre öncülük eden şirketler olarak üstümüze düşen görevleri yerine getirmeliyiz.

AGT ürünlerinin neredeyse tamamı E1 sertifikasına sahip çevreye duyarlı ürünlerdir. Dünyadaki orman ürünlerini doğru bir şekilde kullanılması ile ilgili standartlar oluşturmak, yönetmek ve bağımsız bir şekilde denetlenmesini sağlamak amaçlı verilen FSC belgesine de marka olarak sahip bulunuyoruz. Tüm bu hassasiyetlerimiz çerçevesinde bu tarz bir etkinliğe katılımımız kaçınılmazdı.

Bu etkinliğin kurum olarak sizin vizyonunuz açısından katkısı ne oldu?

Yeşil Rapido etkinliği sayesinde dünyada özellikle sürdürülebilir mimari konusundaki en son gelişmeleri ve bizlere benchmark olacak örnekleri yakından tanıma ve anlama fırsatımız oluyor. AGT olarak  gelişmeye ve kendimizi geliştirmeye açık bir şirketiz. Vizyonumuzu ve ufkumuzu açacak; bizi ileriye taşıyacak, paydaşlarımıza değer katacağına inandığımız  her türlü etkinliğe destek  vermekten mutluluk duyuyoruz.

Sağlıklı ürünler üretmek kadar, toplumun sağlığı ve varlığı da önemli.

AGT’nin sürdürülebilirlik anlayışınızı açıklayabilir misiniz? Ahşap malzemeden üretim yapan bir firma olarak sürdürülebilirlik anlamında sektörünüzün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

2013 yılından beri Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı (TÜKÇEV) ile çalışıyoruz. AGT, söz konusu proje çerçevesinde, fabrika içerisindeki geri dönüşümlü malzemeleri için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı lisanslı geri dönüşüm tesisleri ile çalışıyoruz; bunun için çalışanlarımızı bilinçlendiriyoruz.

Projelerimizden kısaca bahsetmek gerekirse ilk olarak gençlerimizin kişisel farkındalığını arttırmak ve gelecek hedeflerini netleştirmelerine yardımcı olmak için Doğan Cüceloğlu ile yaptığımız işbirliğini söyleyebilirim. Cüceloğlu, AGT sponsorluğunda “8 Şehir, 8 Üniversite, 8 Söyleşi” için Türkiye’yi dolaştı. 2012 yılında başlayan ve 8 üniversitede gerçekleşen proje, Anadolu’nun diğer şehirlerinde de gençlerle buluşmaya devam ediyor. Yine AGT olarak gençleri alanlarında gelişmeye teşvik etmek için, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesine Türkiye’nin ilk iletişim yayınları kütüphanesini kurduk. AGT ana sponsorluğunda hayata geçirilen İletişim Kütüphanesi, Türkiye’de bugüne kadar yayımlanan iletişim, sanat ve kültür içerikli yayınlarla birlikte süreli yayınları da bünyesinde barındırıyor.

AGT için sağlıklı ürünler üretmek kadar, toplumun sağlığı ve varlığı da önemli. Bunun için AGT, Antalya Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Şube Müdürlüğüyle birlikte POLİROBOT projesi üzerine çalışmaya başladık. Proje kapsamında trafikte can kayıplarını azaltmak, trafik kuralları konusunda üst düzey saygı ve bilgiye sahip kuşaklar yetiştirmek  hedefliyoruz. AGT olarak 2013 yılından bu yana Taşınabilir Pil Üreticileri Ve İhracatçıları Derneği (TAP) ile birlikte atık pil toplama projesini yürütüyoruz. Söz konusu projeyi ulaşabildiği her noktada uygulayan firma, atık pil toplama üssü konumuna geldi.

Ambalaj Atıkları Piyasaya Süren konumunda olması nedeniyle şirket olarak satışını yaptığımız ürünlerin iç ve nakliye ambalajlarının geri dönüşüme kazandırılmasını sağlıyoruz.

Mekânları yaşanılır kılabilecek tüm altyapının ilk adımı “inşaat”la atılmaktadır.

Genel olarak yapı sektörünün bugünkü durumunu kısaca değerlendirebilir misiniz? Size göre sektörde acil çözüm bekleyen sorunlar nelerdir?  

Ülkemiz gelişen, buna bağlı olarak ihtiyaçları artan bir ülke konumundadır. Diğer ülkelerde olduğu gibi, gelişimin ana eksenini ise kaçınılmaz olarak “inşaat” oluşturmaktadır. Barajlar, enerji üretim tesisleri, yollar, havaalanları, kentsel mekânlar, fabrikalar, hastaneler ve diğer tüm yaşamsal mekânlar ile o mekânları yaşanılır kılabilecek tüm altyapının ilk adımı “inşaat” la atılmaktadır.

İnşaat sektörü, kendisine bağlı 200’den fazla alt sektörün ürettiği mal ve hizmete talep yaratan konumunda olup, bu yaygın etki, sektörün “ekonominin lokomotifi” olma vasfının en temel göstergesidir. İnşaat Malzemeleri Sanayisi içerisinde yer alan Ahşap Sektörü, Türkiye’de direkt ve dolaylı olarak 300.000’i aşkın kişiyi istihdam eden, ana girdisi olan odun üretimi 14,9 milyon metreküpe yükselmiş önemli bir sektör konumundadır.

Türkiye ahşap inşaat malzemeleri ihracatı 2013 ve 2014 yıllarında hızla artmış 2015 yılında ise yüzde 20 oranında gerilemiştir. İthalatta da 2013 yılından bu yana hızlı düşüş yaşanmaktadır. Irak, Suriye ve Ukrayna’da yaşanan sıcak gelişmeler ve gerginliklerin bu düşüşlerdeki payı elbette ki malumunuzdur. Ancak İran ile yapılan nükleer anlaşma dengeleri değiştirecek; ürüne olan talebi arttıracaktır. Bu durumun etkilerinin yıl sonu sektör ihracat rakamlarına olumlu bir biçimde yansıyacağını öngörmekteyiz.

Türk markasını uluslararası pazarda başarıyla temsil etmek ve yaymak için fuarlara katılıyoruz.

Yeni projeleriniz ve hedefleriniz var mı? Neler?

Bu yılın ilk 6 aylık periyodunu verimli bir şekilde tamamladığımıza inanıyoruz. AGT için yılın geri kalanı da yatırımlarını karşılama ve altyapı hazırlık dönemi olacaktır.

Bu sayede yeni MDF hattından önce bayi yapısını buna göre hazırlayacak, fırsatları ve riskleri birlikte  gözlemleyecek, gelişimlerini sağlayacaktır.  İkinci parke hattımızı devreye almaya hazırlanıyoruz. Söz konusu gelişme, önümüzdeki günlerde satış hedeflerimizde ulaşmamızda bize büyük avantaj sağlayacaktır. İlaveten entegre MDF üretim tesisimizin belirli bölümlerinde kapasite arttırımı planlıyoruz.

Turquality ile çalışmalarımız kapsamında; Türk markasını uluslararası pazarda başarıyla temsil etmek ve yaymak için fuarlara katılmakta, yeni yurt dışı yatırımları ile alakalı planlar kurgulamaktayız. Yılın ikinci altı aylık periyodu ve 2017 için yakın coğrafyadaki payımızı ve bulunabilirliğimizi daha da artırmayı hedefliyoruz. Stratejik ülkelerimizi belirledik ve bu noktalarda ihracatımızı arttırmaya yönelik faaliyetlerimize de hız veriyoruz.