Bu hafta sanat ve mimarlık gündemi, hafıza ve arşiv çalışmalarından genç üretimlerin görünürlüğüne, kültür politikalarından uluslararası platformlara uzanan başlıklar etrafında şekilleniyor. İstanbul’daki yeni sergiler ve yayınlar geçmişle kurulan ilişkiyi yeniden düşünmeye açarken, ödül programları ve hibe çağrıları üretim süreçlerini destekleyen yapıları görünür kılıyor.


Hafıza ve üretim ekseni, İstanbul Modern’de açılan “Panorama: Hayaller ve Yerler” sergisiyle farklı bir bağlamda genişliyor. Müzenin yeni binasındaki ilk fotoğraf grup sergisi olan seçki, 18 sanatçının 2010’lardan bu yana ürettiği işleri bir araya getiriyor. Yerleştirmelerden hareketli görüntülere uzanan çalışmalar, düşsel manzaralar ve alternatif mekân kurguları üzerinden günümüz dünyasıyla kurulan ilişkileri tartışmaya açıyor. Sergiyle eş zamanlı başlayan “Panorama Konuşmaları” ise üretim süreçlerini kamusal bir diyalog alanına taşıyor. Geçmişle kurulan ilişki bu hafta yalnızca sergi mekânlarında değil, yayın alanında da kendini gösteriyor. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin “Yan Yana” sergisine eşlik eden iki ciltlik kitap, Üren ve Eyüboğlu çiftlerinin sanat yolculuklarını arşiv belgeleri, mektuplar ve eser görselleri eşliğinde bir araya getiriyor. Böylece sergi deneyimi kalıcı bir referans kaynağına dönüşerek sanat tarihine yeni bir kayıt ekliyor.

Mimarlık alanında ise Archiprix Türkiye 2025’in sonuçları açıklandı. 213 başvuru arasından seçilen 12 proje, farklı üniversitelerden genç mimarların bitirme çalışmalarını ortak bir zeminde buluşturuyor. Yarışma, eğitim ile mesleki pratik arasındaki geçişi görünür kılarken, yeni tasarım yaklaşımlarının çeşitliliğine dair bir panorama sunuyor. Uluslararası ölçekte ise SO? Mimarlık ve Fikriyat imzalı SUPRA projesi ArchDaily Yılın Binası seçkisinde yer aldı. Daegu’da kalıcı bir pavyon olarak tasarlanan proje, kamusal mekân, kullanıcı ve peyzaj arasındaki ilişkileri deneyimsel bir kurgu içinde ele alıyor.
Daha fazlası için: bi-ozet.com
