B u hafta gündem, mimarlık ve tasarımın farklı ölçeklerde nasıl dolaşıma girdiğine odaklanıyor. Sanatçı programlarından mimarlık yayınlarına, konut ölçeğindeki iç mekân projelerinden endüstriyel tasarım ödüllerine uzanan gelişmeler, üretim süreçlerinin hem yerel hem küresel ağlarla yeniden ilişkilendiği bir haftaya işaret ediyor.
“İstanbul – Berlin Misafir Sanatçı Programı 2026-2027” için Başvurular Başladı!
Haftanın kültür-sanat gündeminde öne çıkan başlıklardan biri, İstanbul ve Berlin arasındaki kültürel değişimi desteklemeyi amaçlayan İstanbul–Berlin Misafir Sanatçı Programı 2026–2027 için başvuruların başlaması oldu. Anadolu Kültür / Depo ile Berlin’deki nGbK ve Kunstquartier Bethanien işbirliğinde yürütülen program, İstanbul merkezli sanatçıların uluslararası bir bağlamda üretim yapmalarına, yerel sanat çevreleriyle temas kurmalarına ve yeni işbirlikleri geliştirmelerine olanak tanıyor. Beşer aylık iki ayrı dönemden oluşan burs programı, üretim kadar paylaşım ve kamusal etkileşimi de sürecin parçası hâline getiriyor.
ADB House, Fotoğraf: İbrahim Özbunar
Mimarlık alanında ise Architecture MasterPrize 2025 sonuçları açıklandı. Uluslararası ölçekte mimarlık, iç mimari ve peyzaj projelerini bir araya getiren seçkide, Türkiye’den Habif Mimarlık , ADB House projesiyle “İç Mimari / Daire İç Mekânı” kategorisinde kazananlar arasında yer aldı. İstanbul’da konumlanan konut projesi, doğal malzemeler, ahşap yüzeyler ve özel üretim mobilyalarla kurulan iç mekân kurgusu üzerinden, konut ölçeğinde mekânsal süreklilik ve gündelik yaşam ilişkisini öne çıkarıyor.
Yalın Şeyler Lansmanı
Üretim pratiklerinin düşünsel arka planına odaklanan bir diğer gelişme ise Yalın Mimarlık ’ın mimari üretimini ele alan Yalın Şeyler kitabının tanıtımı oldu. Banu Uçak ’ın kaleme aldığı yayın, Yalın Mimarlık ’ın projelerini arketipler, anlatılar, örüntüler ve doğayla kurulan ilişkiler üzerinden okuyarak mimarlık pratiğini yalnızca yapılar üzerinden değil, süreçler ve kavramsal çerçeveler aracılığıyla tartışmaya açıyor. Kitap, mimarlık üretiminin yayınlar yoluyla nasıl belgelenebileceğine ve yeniden yorumlanabileceğine dair güncel bir örnek sunuyor.
Minipod
Tasarım gündeminde ise Koleksiyon markası için Defne Koz ve Marco Susani tarafından tasarlanan Minipod , Compasso d’Oro Uluslararası Tasarım Ödülü ’ne layık görülerek öne çıktı. Esnek çalışma kültürüne yanıt veren bu “yeni nesil çalışma yuvası”, bireysel odaklanma, mahremiyet ve ergonomi gibi kavramları heykelsi bir form içinde bir araya getiriyor. Minipod ’un ADI Design Museum ’un kalıcı koleksiyonuna dahil edilmesi, Türkiye merkezli bir tasarım üretiminin küresel tasarım sahnesindeki görünürlüğünü güçlendiriyor.
Daha fazlası için: bi-ozet.com
Related