Designing Participatory Spaces: Innovation in Placemaking and Capacity Building projesi, STPLN (İsveç) ve Aks Creative Hub (Türkiye) işbirliğinde, Swedish Institute desteğiyle 2025 yılı boyunca Malmö ve Ankara’da yürütüldü. Atölyeler, paneller ve saha çalışmaları aracılığıyla katılımcı tasarımın farklı ölçeklerde nasıl uygulanabileceğini araştıran proje, iki ülke arasında bilgi paylaşımını ve ortak üretim kültürünü geliştirmeyi amaçladı.
Çalışmanın ilk aşaması, 2025 yazında Malmö’de altı haftalık bir programla gerçekleştirildi. Bu dönemde Aks Creative Hub ve STPLN ekipleri, yerel tasarımcılar, mimarlar ve kent aktörleriyle birlikte çalışarak katılımcı yöntemlerin uygulanabilirliğini değerlendirdi. Süreç içinde Aks’ın geliştirdiği Dream It, Walk It, Order It yöntemi farklı kamusal alanlarda test edildi ve uygulanabilirliği üzerine geri bildirimler toplandı. Bu aşama, STPLN’de düzenlenen bir panelle tamamlandı ve elde edilen bulgular katılımcı tasarımın erişilebilir, deneyim temelli ve kolektif bir zeminde nasıl şekillenebileceğine dair bir çerçeve sundu.
Projenin ikinci aşaması Kasım 2025’te Ankara’da düzenlendi ve Malmö’de geliştirilen yöntemlerin Türkiye bağlamında yeniden uygulanmasına odaklandı. Program kapsamında, STPLN tarafından geliştirilen Trusting the City – Building Connection Through Participation adlı atölye düzenlendi. Bu çalışma, katılımcı tasarım süreçlerinde güvenin nasıl ölçülebileceğini ve güçlendirilebileceğini ele aldı. Aynı program çerçevesinde Doç. Dr. Duygu Cihanger Ribeiro’nun gerçekleştirdiği “Why Are We At The Ladder?” başlıklı açık ders, Avrupa ve Türkiye kentlerinde katılımcı pratiklerin farklılıkları ve potansiyelleri üzerine bir değerlendirme sundu.

Projenin bir yıllık çıktılarının derlendiği Participatory Design Booklet ise İsveç Büyükelçiliği’nin ev sahipliğinde tanıtıldı. Kitapçık; Dilara Güney’in “Placemaking as Commoning”, Zeynep Ünsal’ın “Participation and Interdisciplinarity in Design”, Cemre Gökpınar’ın “Walking as a Tool for Placemaking and Participatory Approach”, Naz Şerife Özcan Cengiz’in “Participation in Urban Design and a New Form of Application” başlıklı yazılarını içeriyor ve katılımcı tasarımın farklı yönlerine dair çok katmanlı bir perspektif sunuyor.
Designing Participatory Spaces projesi, New European Bauhaus’un “güzel, sürdürülebilir ve birlikte” yaklaşımıyla doğrudan kesişiyor. Proje, sanat, tasarım ve toplumsal değişim arasındaki ilişkileri güçlendirirken, katılımcı tasarımı çağdaş kentlerin daha kapsayıcı ve demokratik geleceği için bir araç olarak konumlandırıyor. Bu çerçevede mimarlığın yalnızca mekân üretmek değil, aynı zamanda toplumsal süreçleri kurmak ve desteklemekle ilişkili bir disiplin olduğu vurgulanıyor.
Ayrıntılı bilgi için: www.ankaraaks.com
