Frank Lloyd Wright Tasarımlarından İtalya’daki Kalelere: 10 Airbnb ve Otel Seçkisi!

flw

Architectural Digest’in derlediği bu liste, dünyanın dört bir yanındaki dikkat çekici tarihi otel ve Airbnb’leri bir araya getiriyor. Frank Lloyd Wright imzalı evlerden, Orta Çağ kalelerine ve yel değirmenlerine uzanan bu konaklama seçenekleri, hem mimariye ilgi duyanlara hem de yeni deneyimler arayanlara hitap ediyor.

Tarihi İstanbul Dairesi, Türkiye

Tarihi İstanbul Dairesi, Türkiye

İstanbul’da 19. yüzyıl mimarisini yansıtan Galata bölgesinde yer alan bu Airbnb, korunmuş freskleriyle dikkat çekiyor. Dairenin iç mekânı, restore edilmiş duvar süslemeleri sayesinde bir tabloyu andırıyor. Binanın dördüncü katında yer alan konut, Boğaz’ın yanı sıra Galata Kulesi ve Haliç manzarası sunuyor.

Frank Lloyd Wright’ın Schwartz Evi (Still Bend), Wisconsin, ABD

Frank Lloyd Wright’ın Schwartz Evi (Still Bend), Wisconsin, ABD

Mimar Frank Lloyd Wright tarafından tasarlanan bu dört odalı ev, 1938 yılında Life Dergisine “hayal evi” olarak önerdiği projelerden biri. Geniş camlarla çevrili yapıda, 19 metre uzunluğundaki salonun bir duvarı pencerelerden oluşuyor. Mekânın tamamı, orta yüzyıl modernizmini yansıtan mobilya ve dekorasyonlardan oluşuyor.

Anemomilos, Yunanistan

Anemomilos, Yunanistan

Bir zamanlar buğday öğütmek için kullanılan tarihi bir yel değirmeni olan bu iki odalı ev, bugün deniz manzaralı özel bir konaklama alanına dönüşmüş durumda. Yapıda açık mutfak, manzaralı yatak odası ve açık hava duşu bulunurken en üst kattaki odadan dağlar ve deniz manzarası izlenebiliyor. Açık hava yemek alanı ise yapının genel yaşam düzenine eşlik ediyor.

Macchiaroli Kalesi (La Romantica), Teggiano, İtalya

Macchiaroli Kalesi (La Romantica), Teggiano, İtalya

“La Romantica” adıyla anılan bu tek odalı Airbnb, yapının 1400’lü yıllardan da eskiye uzanan bölümünde yer alıyor. Taş duvarlar, antika İtalyan mobilyalar ve şömineli iç mekâna sahip konaklama birimi, özel bir girişle misafirlerini ağırlıyor. İtalya’nın UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Teggiano kasabasında bulunan yapı, kasabanın müzeleri (Piskoposluk Müzesi, Bitki Müzesi ve Halk Kültürü Müzesi gibi) ve 13 tarihi kilisesiyle çevrili.

Tarihi DC İtfaiye Karakolu No.4, Washington DC, ABD

Tarihi DC İtfaiye Karakolu No.4, Washington DC, ABD

1884 yılında inşa edilen bu yapı, Washington DC’de tamamen Afro-Amerikalı itfaiyecilerden oluşan ilk itfaiye istasyonu olarak biliniyor. Şu anda beş odalı bir konaklama birimine dönüştürülen yapı, orijinal yangın direği ve duvarlarını süsleyen tarihi fotoğraflarla dönemin izlerini taşıyor.

The Scriptorium, Glasgow, İskoçya

The Scriptorium, Glasgow, İskoçya

İskoçya Highlands bölgesindeki bir yolculuk rotasında konumlanan bu tek odalı konaklama birimi, geçmişte bir manastırın yazı odası olarak kullanılmış. Eski bir manastır yapısının içinde yer alan daire, vitray pencerelerle çevrili yatak odasından bahçelere ve Loch Ness Gölü’ne bakan manzaralar sunuyor. Yapının mutfağı ve bazı donanımları güncel olsa da iç mekânda özgün mobilya ve dekoratif unsurlar korunmuş durumda.

The Pond House, New York, ABD

The Pond House, New York, ABD

Amerikalı ressam Reginald Marsh’a ait olan bu iki odalı yapı, orman manzaralı bir arazi üzerinde konumlanıyor. Mülkün bir tarafında küçük bir gölet yer alırken geniş çim alanlar yürüyüşe uygun şekilde düzenlenmiş. Ulusal parklarla doğrudan bağlantısı bulunmasa da, yapının sınırındaki özel şelale, bitişiğindeki kamusal koruma alanıyla birlikte ziyaretçilere keşif imkânı sunuyor.

The Palace Hotel, Madrid, İspanya

The Palace Hotel, Madrid, İspanya

Madrid’in Plaza de las Cortes meydanında konumlanan tarihi Palace Hotel, iki yıllık kapsamlı bir yenileme sürecinin ardından 2025 yılında yeniden hizmet vermeye başladı. İlk olarak 1912 yılında açılan Palace Hotel, Salvador Dalí ve Ernest Hemingway gibi isimlere ev sahipliği yapmış ve İspanya’da odalarda özel tuvalet bulunan ilk otel olarak kayda geçmiş. Günümüzde ise, otelin tarihi dokusu modern tasarım unsurlarıyla birlikte sunuluyor. La Cúpula Restoran’da yer alan kişiye özel tasarım aydınlatmalar, Rosa-Violán imzalı detaylarla birleşirken, vintage duvar halıları Joan Miró’ya ait çağdaş baskılarla yan yana sergileniyor.

Gleneagles, İskoçya

Gleneagles, İskoçya

İskoçya’nın Perthshire bölgesinde yer alan Gleneagles, 2025 itibarıyla 101 yıllık bir geçmişe sahip. Açıldığı 1924 yılından bu yana otel olarak faaliyet gösteren yapı, II. Dünya Savaşı sırasında 1939 yılında kapatılarak askeri hastane ve madenci rehabilitasyon merkezi olarak kullanılmış; 1947’de ise yeniden konuklarını ağırlamaya başlamış. Günümüzde otel, çevresindeki doğal peyzajdan esinlenen iç mekân düzenlemeleriyle dikkat çekiyor.

Waldorf Astoria, New York, ABD

Waldorf Astoria, New York, ABD

Waldorf Astoria’nın tarihi derin köklere dayanıyor. 1893 yılında iki rakip aile üyesi tarafından yan yana inşa edilen oteller kompleksinin, 1929 yılında Empire State Binası’nın yapımı için yıkımı gerçekleştirilmiş. 1931 yılında Park Avenue’da açılarak, o dönemde dünyanın en büyük ve en yüksek oteli olarak rekorlar kırmış. Art Deco mimarisi ve iç mekân tasarımıyla dikkat çeken otelin konuk defterinde Nikola Tesla, Winston Churchill, Zsa Zsa Gabor ve Obama ailesi gibi isimler yer alıyor. Uzun süren kapsamlı renovasyonların ardından otel 2025 baharında yeniden açıldı.


Kaynak: www.architecturaldigest.com