Balkan Karışman “Bir Daha Hiç Bulmamak Üzere Yitirdiğimiz Evler İçimizde Yaşıyor” ile (Bilsart)ta!

Bilsart, küratörlüğünü Begüm Güney’in üstlendiği, “Bir Daha Hiç Bulmamak Üzere Yitirdiğimiz Evler İçimizde Yaşıyor” adlı serginin ilk bölümünde Balkan Karışman’ın eserlerine ev sahipliği yapıyor.


“Bir Daha Hiç Bulmamak Üzere Yitirdiğimiz Evler İçimizde Yaşıyor”
Sergi

Sanatçı: Balkan Karışman
Küratör: Begüm Güney
Tarih: 4 Eylül 2024 – 14 Eylül 2024
Yer: Bilsart, Beyoğlu / İstanbul


“Bir Daha Hiç Bulmamak Üzere Yitirdiğimiz Evler İçimizde Yaşıyor” sergi tanıtım metninde şöyle açıklanıyor:

“‘Bir daha hiç bulmamak üzere yitirdiğimiz evler içimizde yaşıyor.’ – Gaston Bachelard

Sergi için zaman dışı ve zamanlar üstü Bachelard’ın düşüncesinde gündüşçüsü ile dünya birbirine bağlıdır. Gündüşleri dünya deneyiminin inkârı değildir. Düşünceden önce hayal — berrak ve sabit düşüncelerden önce parlayan ve düşleyeni önceliklendiren; insanın sadece düşünen varlığını kabul edemez. ‘İnsan, bütünlüğü içinde ele alındığında öncelikle hayal eden bir varlıktır’ der.

Kendini oluşturmanın yollarını uzun uzun tariflerken bizi sükûnete davet eder. Dinginlik, dünyanın ve gündüşçüsünün varoluşuna dairdir. İmge bu varoluşunun başlangıcıdır. Bir sanatçı için olduğu gibi… Biz de imgeleri izleyerek dünyaya katılır, burada kök salarız.

‘Hayalimdeki Ev’, Berlin’de yeni bir ev bulma mücadelesine hapsolmuş bir yabancının iç gözlemsel – bireysel yolculuğuna referans verir. Film, yer değiştirmenin duygusal ve psikolojik etkilerini öznenin rutini üzerinden gözlemler. Bu rutin hızla gerçeklik ve hayal gücü arasındaki sınırların bulanıklaştığı tedirgin edici bir deneyime dönüşür. Birbiri ardına ziyaret edilen evler şekil değiştiren şehirlere evrilir. Binalar eğrilir, gökyüzü renk değiştirir. Kişisel ve evrensel olarak ilişkilendirilebilir bu arayış giderek gerçeküstü bir hal alır. Hayat standartlarının en harap alanları ulaşılabilir kıldığı çok nüfuslu bir şehirde yaşanabilir bir ev için; çağdaş dünyanın Maslow teorisindeki ‘insan neye ihtiyaç duyar’ sorusunu yeniden gündeme gelir.

‘Hayalimdeki Ev’ kimlik, yerinden edilme ve aidiyet arayışı üzerine sadece fiziksel bir alanda değil, bireyin içinde de bir ev bulmanın gerçekte ne anlama geldiğini sorgulamaya davet eder.”

Ayrıntılı bilgi: www.bilsart.com