The Royal Institute of British Architects – RIBA (İngiliz Kraliyet Mimarlar Enstitüsü), 2024 Ulusal Ödülleri’nin kazananlarını duyurdu.
Her yıl Birleşik Krallık genelindeki en etkileyici ve yenilikçi mimari projeleri onurlandırmak için verilen RIBA Ulusal Ödülleri‘nin kazananları açıklandı. Bu yılın ödülleri, restore edilmiş tarihi binalardan sürdürülebilir yeni yapılar ve büyük kentsel planlamalara uzanan geniş bir yelpazeye yayıldı.
Mimarideki yenilikçi ve topluma duyarlı yaklaşımları ön plana çıkararak geleceğin ihtiyaçlarına nasıl cevap verilebileceğine dair örnek oluşturan projeler, 31 Temmuz’da açıklanacak uluslararası düzeyde tanınan RIBA Stirling Ödülü için de aday gösterilecek.
RIBA Ulusal Ödülleri 2024 kazananları
- Alfreton Park Community Special School | Curl la Tourelle Head Architecture
Alfreton Park Community Special School, özel eğitim gereksinimi olan çocuklar için tasarlanmış, işlevsel ve estetik bir yapı olarak öne çıkıyor. Öğrenciler için güvenli, erişilebilir ve motive edici bir ortam sunmayı hedefleyen okul, çevre dostu malzemeler ve enerji verimliliği sağlayan sistemler kullanılarak inşa edilmiş. Sürdürülebilir yaklaşımla enerji tüketimini azaltmayı amaçlayan proje, geniş koridorları ve doğal ışığın yoğun kullanımıyla kullanıcı dostu bir tasarım sunuyor.

- Auckland Castle, Tower and Faith Museum| Níall McLaughlin ve Purcell
Tarihi mirası modern tasarımla buluşturan Auckland Castle, Tower and Faith Museum, mevcut tarihi yapıların restorasyonu ve yeni bir müze yapısının inşasını kapsıyor. Projede kale kısmı, özenle restore edilerek yapının özgün karakteri korunurken modern mimari unsurlar kullanılarak inşa edilen müze bölümü tarihi dokuyla uyum içinde tasarlanmış.

- Bath Abbey Footprint Project | Feilden Clegg Bradley Studios
Bath Abbey Footprint Projesi, Bath Abbey’nin tarihi yapısını koruyarak yeniden işlevlendirmeyi amaçlayan kapsamlı bir restorasyon çalışması. Kilisenin çevresinde yaratılan kamusal alanlarla ziyaretçi deneyimini iyileştirmeyi hedefleyen projenin en dikkat çekici noktası, 2030 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmaya katkı sağlayan yer altı ısıtma sisteminin kullanılması.

- Battersea Power Station Phase Two | WilkinsonEyre
1941’de tamamlanmasının ardından Londra’nın simgelerinden birine dönüşen Battersea Elektrik Santrali, 1983’te hizmet dışı kaldıktan sonra tamamen atıl duruma gelmiş bir yapı. İkonik santral binasının yenileme projesinin ikinci aşaması olan tasarım, yeni inşa edilen yapılar ve restore edilen tarihi binaları kapsıyor. Tarihi yapılarla uyumlu, modern konut ve ofis alanları sunan proje, tarihi mirası korurken toplumun değişen ihtiyaçlarına uyum sağlamayı amaçlıyor.

- Beechwood Village | Pollard Thomas Edwards
Sürdürülebilir malzeme kullanımı ve kullanıcı dostu tasarımıyla dikkat çeken Beechwood Village, özelleştirilebilir tipolojiler sunan modern konutlardan oluşuyor. Topluluk etkileşimini teşvik eden ortak kullanım alanları ile proje, kullanıcılarına çağdaş ve samimi bir mahalle ortamı yaratmayı amaçlıyor.

- Bradbury Works | [Y/N] Studio
Londra’nın Tottenham bölgesinde yer alan tarihi bir fabrikanın restorasyon projesi Bradbury Works, tarihsel dokuyu modern bir mimari yaklaşımla harmanlayarak estetik ve fonksiyonel bir çözüm sunuyor. Toplumsal etkileşimi destekleyen sosyal alanların oluşturulduğu projede sürdürülebilir malzemeler kullanılarak enerji verimliliği artırılmış.

- Chowdhury Walk | Al-Jawad Pike
Chowdhury Walk, Londra’nın kırsal bölgelerinden birinde yer alan her biri bağımsız bir ünite olarak tasarlanmış 11 konuttan oluşuyor. Eklemli heykelsi formuyla dikkat çeken evler, manzara ve mahremiyeti sağlamak için ana yol boyunca kademeli şekilde yerleştirilmiş. Projede, doğal taş ve ahşap gibi çevreyle uyumlu malzemeler ile sürdürülebilir yapım teknikleri kullanılarak enerji verimliliği sağlanmış.

- Farmworker’s House | Hugh Strange Architects
Cornwall, İngiltere’de yer alan Farmworker’s House, modern ve işlevsel bir çiftlik evi olarak tasarlanmış. Bölgenin geleneksel çiftlik evlerine atıfta bulunan tasarımda doğal taş ve ahşap gibi yerel malzemelerin kullanımı, yapının peyzajla uyumunu artırmış. Kullanılan yüksek yalıtımlı malzemeler ve enerji tasarruflu sistemlerle çevre dostu ve ekonomik bir yaşam alanı sunan ev aynı zamanda konforlu ve verimli bir çalışma ortamı sağlayacak şekilde tasarlanmış.

- The Fruitmarket Gallery | Reiach and Hall Architects
Tarihi bir meyve pazarının üzerinde yükselen The Fruitmarket Gallery, mevcut yapının tarihi dokusu korunarak yeniden işlevlendirilmiş çağdaş bir sanat mekânı. Cam cepheler ve doğal malzemeler kullanılarak eski ve yeni unsurların başarılı bir şekilde birleştirildiği proje, geniş ve esnek sergi ve etkinlik alanlarıyla ziyaretçilere çok yönlü ve erişilebilir bir deneyim yaşatmayı amaçlıyor.

- Dining Hall, Homerton College, Cambridge | Feilden Fowles Architects
2010 yılında Cambridge Üniversitesi‘ne dahil edilen Homerton College‘in yeni yemekhane binası, hem akademik hem de sosyal etkinlikler için önemli bir merkez oluşturuyor. Büyük cam panellerle, doğal ışık ve manzaranın iç mekânda hissedilmesine olanak tanıyan yapının dış cephesi tarihi yapılarla uyumlu bir dilde tasarlanarak hem çağdaş hem de geleneksel ögeleri harmanlıyor.

- House on Redbrae Farm | McGonigle McGrath Architects
Kırsal bir bölgede konumlanan çiftlik evi, hem fonksiyonel hem de estetik açıdan çevresiyle bütünlük sağlayacak şekilde tasarlanmış. Yerel malzeme ve geleneksel yapım teknikleriyle inşa edilen ev, sürdürülebilir ve modern mimarinin doğayla uyumlu bir örneği olarak öne çıkıyor.

- King’s Cross Masterplan | Allies and Morrison and Porphyrios Associates
Londra’nın King’s Cross bölgesinde yapılan büyük bir kentsel dönüşüm projesi olan King’s Cross master planı, eski endüstriyel alanların modern konut, ofis, ticari ve sosyal mekânlara dönüşmesiyle dikkat çekiyor. Geniş açık alanlar ve sürdürülebilir tasarım özellikleri sunan plan, ulaşım ağı ve yeşil alanlarla desteklenerek şehir yaşantısını ve toplumsal etkileşimi geliştirmeyi hedefliyor.

- National Portrait Gallery | Jamie Fobert Architects and Purcell
National Portrait Gallery‘nin yenileme projesinde, galerinin tarihi yapısının korunarak günümüz ihtiyaçlarına uygun bir şekilde dönüştürülmesi amaçlanmış. Projede iç mekânlarda yapılan düzenlemeler, sergi alanlarını daha esnek ve erişilebilir hale getirirken, dış cephede modern malzemelerle estetik bir görünüm elde edilmiş.

- New Temple Complex | James Gorst Architects
İngiltere’nin Güney Bölgesi’nde yer alan tapınak kompleksi, çağdaş ve geleneksel mimari unsurların harmanlanmasıyla dikkat çekiyor. Hem ibadet hem de toplumsal etkinlikler için çok yönlü alanlar sunan yapı, yerel halkın ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlıyor. Sürdürülebilir malzeme ve teknolojilerle inşa edilen kompleks, doğal peyzajla uyum içinde tasarlanmış.

- North Gate Social Housing | Page\Park Architects
Edinburgh’un kuzeyinde yer alan North Gate, yenilikçi ve sürdürülebilir bir sosyal konut projesi olarak öne çıkıyor. Proje, topluluk merkezli bir yaklaşımı benimseyerek, kullanıcıların sosyal etkileşimlerini güçlendirecek açık ve erişilebilir alanlar sunuyor. Enerji verimliliği göz önünde bulundurularak çevre dostu malzemelerle inşa edilen yapı, düşük karbon ayak izi hedefliyor.

Paddington Elizabeth Line İstasyonu, Londra’nın Paddington bölgesinde, şehir içi ulaşımı geliştirmek amacıyla tasarlanmış modern bir yapı. Geniş ve açık alanlarıyla dikkat çeken proje, iç mekânlarda kullanılan doğal ışık ve malzeme seçimiyle kullanıcıları için ferah bir atmosfer yaratmayı amaçlıyor.

- Park Hill Phase 2 | Mikhail Riches
Sheffield’daki Park Hill konut kompleksinin ikinci aşaması olan proje, 1960’ların sonlarında tamamlanan ve şehrin siluetinde önemli bir yer edinen mevcut yapının karakteristik özellikleri korunarak yeniden işlevlendirilmesini hedefliyor. Konfor ve sürdürülebilirliğin ön planda tutulduğu tasarım, yenilikçi mimari çözümleriyle kullanıcılarının ihtiyaçlarına yanıt veren fonksiyonel ve estetik yaşam alanları sunuyor.

- Royal Academy of Dance | Takero Shimazaki Architects
Royal Academy of Dance‘nin yeni merkezi, eski bir endüstriyel alanın yeniden işlevlendirilme projesi. Kamusal ve özel alanların estetik bir şekilde tanımlandığı tasarımda, geniş iç sokaklar ile meydanlardan oluşan bir ağ yaratılmış. Yapının iç mekânları, esnek kullanıma imkân tanıyan ve kullancıların ihtiyaçlarına cevap veren çok amaçlı stüdyolar, prova odaları, ve performans alanlarının yanı sıra sosyal ve dinlenme üniteleri içeriyor.

- Shrewsbury Flaxmill Maltings | Feilden Clegg Bradley Studios
1797’de inşa edilen ve dünyanın ilk demir çerçeveli binası olan Shrewsbury Flaxmill Maltings, kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçmiş. Projede, tarihi doku korunarak modern ofis, etkinlik ve sergi alanları eklemlenmiş. Yenileme çalışmalarında, özgün demir çerçeveler ve tuğla duvarlar korunurken, bina enerji verimliliği standartlarına uygun hale getirilmiş. Bu dönüşümle yapı sosyal bir merkez haline getirilirken tarihi mirasın da gelecek nesillere aktarılması amaçlanmış.

- Six Columns | 31/44 Architects
Londra’nın South Kensington bölgesinde yer alan tarihi bir konut binasının yenilenmesi projesi Six Columns, adını cephesindeki altı sütundan alıyor. Geleneksel mimarinin modern unsurlarla harmanlandığı tasarımda, binanın tarihi özellikleri korunurken iç mekânlar daha ferah ve aydınlık hale getirilmiş. Çağdaş yaşam standartlarına uygun şekilde yenilenen projede, sürdürülebilir ve çevre dostu malzemeler kullanılarak enerji verimliliği artırılmış.

- Thames Christian School and Battersea Chapel | Henley Halebrown
Thames Christian Okulu ve Battersea Şapeli, bir eğitim kurumu ile dini bir yapının birleştiği entegre bir kompleks. Tarihi yapının modern unsurlarla harmanlandığı restorasyon projesi, sade ve işlevsel tasarımıyla öne çıkıyor. Eğitim ve ibadet ihtiyaçlarını karşılayan mekânların kullanıcı dostu bir yaklaşımla ele alındığı yapı, toplumsal yaşam üzerinde olumlu bir etki yaratmayı hedefliyor.

- The Arbour | Boehm Lynas and GS8
Eski bir sanayi sitesinde yer alan ve 10 adet iki katlı evden oluşan Arbour, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımıyla öne çıkan bir konut kompleksi. Yapıda kullanılan atık malzemelerin yeniden değerlendirilmesiyle elde edilen tuğlalar, beton agregalar, çelik levhalar ve seramiklerin yanı sıra sürdürülebilir ahşap elemanlar, biyo-bazlı yalıtım malzemeleri ve yenilenebilir enerji panelleri, projenin karbon ayak izini azaltarak doğaya olan etkisini minimuma indirmeyi hedefliyor.

- The Black and White Building | Waugh Thistleton Architects
Londra’nın merkezindeki en yüksek ahşap ofis binası The Black & White Building, beton ve çelik kullanılarak inşa edilen benzer yapılara kıyasla çevresel etkileri %50’den fazla azaltmış durumda. Doğallığı ve çevresel sürdürülebilirliğiyle ön planda olan ahşap yapı elemanlarının kullanıldığı tasarım, iç mekândaki açık ve esnek mekân düzenlemeleriyle kullanıcılarının farklı ihtiyaçlarına yanıt vermeyi amaçlıyor.

- The Elizabeth Line | Grimshaw, Maynard, Equation and Atkins
Londra’nın ulaşım altyapısında dikkat çekici bir yenilik sunan The Elizabeth Line, başkentin doğu ve batısını bağlayan önemli bir demiryolu hattını kapsıyor. Yüksek teknolojiye sahip altyapı çözümleriyle hem işlevsel hem estetik bir çözüm sunan tasarımda kullanıcı konforu ön planda tutuluyor. Geniş iç mekânlar, seyahat için konforu artırırken şehirde gezinmeyi ve yoğun kullanıcı akışını kolaylaştırmayı da hedefliyor.

- WongAvery Music Gallery | Níall McLaughlin Architects
Cambridge’deki Trinity Hall’da mevcut bir avluda bulunan I. ve II. derece tarihi binalarla çevrili olan galeri, özel bir müzik pratiği ve performans alanı sunuyor. Anıtsal görünümlü, tek mekânlı ve işlevsel olarak optimize edilmiş hacim, çevresindeki doğal peyzajla uyumlu şekilde planlanmış. Büyük cam yüzeyler, iç mekânın doğal ışıkla aydınlanmasını sağlarken aynı zamanda avluyla görsel bir bağlantı kuruyor.

- Wraxall Yard | Clementine Blakemore Architects
Atıl durumda bir süt çiftliğinin, konaklama ve eğitim alanları içeren bir topluluk alanına dönüştürüldüğü Wraxall Yard, halkın doğal yaşam ve çiftçilikle etkileşimini artırmayı amaçlıyor. Mevcut yapı ve çevresiyle uyumlu, sürdürülebilir bir tasarım anlayışı sergileyen ve yerel malzemelerle inşa edilen kompleks, engelli bireyler için belirgin rampa ve korkuluklara gerek kalmadan yapılan peyzaj düzenlenmesiyle erişilebilir hale getirilmiş.

Ayrıntılı bilgi: www.architecture.com/awards-and-competitions-landing-page/awards/riba-national-awards
