Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor serisinde Prof.Dr.Abdi Güzer’in Haziran ayındaki konuğu, İran’daki Habibeh Madjdabadi Architecture Studio’nun kurucusu Habibeh Madjdabadi oldu.
Kalebodur’un, mimarlık sektörünün gelişimine katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirdiği, mimarlığı anlama ve dünyada ses getiren mimarları yakından tanıma imkânı sunan “Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor”, Habibeh Madjdabadi Architecture Studio’nun kurucusu mimar Habibeh Madjdabadi’yi ağırladı. Söyleşide Abdi Güzer’in sorularını yanıtlayan Habibeh Madjdabadi, mimari bakış açısını ve mesleki deneyimini paylaştı.
Söyleşide mimari tasarımda kültür ve coğrafyanın önemine vurgu yapan Habibeh Madjdabadi şunları söyledi:
“Tarihe ve geleneklere nasıl baktığımı açıklayayım. Tarihimizin bazı yönleri geçmişte noktalanmışlar. Bazı problemler, mühendislik problemleri, yapı problemlerine kemerlerle, mimarinin formuyla çözüm bulunmuş. Bu yüzden tarih hakkında konuştuğumda tarihi mimarinin formundan bahsetmiyorum. Bazı yönleri zaman içinde günümüze kadar devam etti -coğrafi yönler gibi. Tahran’da çok sert bir güneş ışığı var. Bin yıl önceki mimarlar da aynı sorunla karşı karşıyaydı ve aynı coğrafi meseleleri söylüyorlardı, ben de bugün aynı coğrafi meselelerle karşı karşıyayım. Bu yüzden bazı mimarilerde atalarımdan ilham alabilirim, tarihsel mimarinin bazı boyutları günümüze kadar devam ediyor ama bazıları devam etmiyor.”
Söyleşinin tamamı Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor web sitesi veya Kalebodur Youtube hesabı üzerinden izlenebilir.
Habibeh Madjdabadi
1977 doğumlu İranlı bir mimar, yazar, tasarımcı ve konuşmacı olan Habibeh Madjdabadi, 2002 yılında Tahran Azad Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra, 2003 yılında Tahran’da kendi tasarım stüdyosunu kurarak kariyerine başladı ve birçok ödül kazandı. Tasarımlarında kültür, coğrafyanın yanı sıra malzeme seçimlerine büyük önem vererek, el emeğinin kusurlarını sanatsal bir ifadeye dönüştürdü. Uluslararası projelerde de yer alan Madjdabadi, birçok makale yazdı ve çeşitli ülkelerde konferanslar verdi. Eserleri Venedik Bienali, Viyana Teknik Üniversitesi (TU Wien) ve Melbourne Üniversitesi’nde sergilendi.
