(Yanköşe), VAHİT TUNA’nın İSİMSİZ Adlı Çalışmasını Ağırlıyor…

2017 yılında hayata geçen ve kâr amacı gütmeyen sanat platformu Yanköşe, dördüncü edisyonunda Vahit Tuna’nın “İsimsiz” adlı çalışmasını ağırlamaktan mutluluk duyuyor.


İsimsiz
Tarih: 19 Eylül 2019 – 20 Mart 2020
Yer:
Meclis-i Mebusan Caddesi, 85


440 çift siyah kadın ayakkabısından oluşan “İsimsiz” projesinin çıkış noktası, Türkiye’de sayıları gitgide artan kadın cinayetleri. 2018 yılında Türkiye’de erkekler tarafından çeşitli şekillerde ve sebeplerle öldürülen kadınların sayısına işaret eden* ve Yanköşe’nin her iki duvarını da nizami bir şekilde kaplayan 440 çift ayakkabı, bir tür kadınkırım** anıtı gibi yükseliyor.

Ölen kişilerin ayakkabılarının evlerinin kapısının önüne bırakılması geleneğine de işaret eden bu çalışma, kadına yönelik şiddetin hafızasını tutarak sokağa taşıyor; kamusal bir tartışma ve bilinçlenme için bir aracı olma görevi üstleniyor.

Sanat üretiminde erk, iktidar, iktidarla hesaplaşma ve ona göre pozisyon alma konularına odaklanan Tuna, bugün her üç kadından birinin fiziksel ya da cinsel şiddet mağduru olduğu bir dünyada şiddetin, özellikle de bu coğrafyaya ait şiddet olgusunun temellerine bakıyor.

*Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2018 Veri Raporu’ndan. Yanköşe açılışını Nermin Er’in 120 kuş evi ile bir ses kaydından oluşan yerleştirmesi “Tek Göz Oda” ile yapmıştı. Eylül 2017-Mart 2018 tarihleri arasında burada yer alan yapıt, barınmak, korunmak ve kendini güvende hissetmek gibi, tüm canlıların paylaştığı temel ihtiyaçlar üzerinden birlikte yaşamak için bir öneri sunuyordu. 25x35cm büyüklüğündeki kuş evleri, belirli bir düzen içinde, toplu konut fikrine de göz kırparak, yaşam hakkını betonlaşma ile çaldığımız kuşlara alan açmayı hedefliyordu.

Yanköşe ikinci edisyonunda, Mart 2018-Ekim 2018 tarihleri arasında, Özlem Günyol ve Mustafa Kunt’un “AYRIAYRIBİRARADA – harfler, sayılar, noktalama ve diğer işaretler” adlı projesini ağırladı. Türkiye Cumhuriyeti anayasa metnini oluşturan tüm unsurların, içinde bulundukları cümle ve paragrafları terk ederek kendi benzerleriyle buluştuğu ve oluşturdukları çizgilerle, birbirini kesen ancak farklı eksenlerde uzanan doğrulara dönüşerek soyut, kaotik bir manzara oluşturduğu eser,

yalnızca toplumsal sözleşmeye doğrudan gönderme yapmakla kalmıyor, belli bir coğrafyada yaşayan bireylerin farklılıklarıyla birlikte bir arada yaşayabilme ihtimalini de düşündürüyordu.

Bir önceki üçüncü edisyonda ise Yanköşe, Sevince Bayrak ve Oral Göktaş’ın kurduğu SO? Mimarlık’ın “Yağmur Duası” adlı çalışmasına ev sahipliği yapmıştı. Bu yerleştirmenin kendisi, gölgesi, hacmi, biçimi ve etkisi zaman içinde, ve yalnızca yağmurun etkisiyle, değişebiliyordu.

Türkiye’de örneği az bulunan kamusal sanat projelerinden biri olan Yanköşe, her sene iki farklı sanatçının projesini ağırlamaya devam ediyor.


Vahit Tuna:
Vahit Tuna (d. 1971, Edremit) Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nden mezun oldu. Grafik tasarım alanındaki çalışmalarının yanı sıra 1995 yılından itibaren görsel sanatlar alanında işler üretti. Kişisel sanat üretimine devam ederken çeşitli sanat gruplarında üretimlere destek oldu. Yurtiçi ve yurtdışı birçok grup sergisine katılan, müze ve kurum koleksiyonlarında işleri yer alan sanatçının ilk kişisel sergisi Europe Hear Us, 2002 yılında burs alarak gittiği Stuttgart’daki Akademie Schloss Solitude’de açıldı. Sonrasında İstanbul’da Egzersiz (Hafriyat Karaköy, 2008) ve Hep seyirciyiz… (Tütün Deposu, 2011) sergilerini takiben 2017 yılında tek bir serginin dört ayrı sanat mekânında aynı anda açıldığı Pşisel Sergi başlıklı kişisel sergisini gerçekleştirdi. Sanatçı, yapıtlarında tını, ses, hafıza

gibi zihne ait izleri; toplumsal roller, aşırı milliyetçilik, iktidar kırıcılık gibi topluma ait zihinler üzerinden yeniden okumaya ve okutmaya davet eder.

Yanköşe:
Kahve Dünyası’nın desteklediği güncel sanat projesi Yanköşe; beklenmedik, sanatçılara yeni bir ifade alanı açıyor. Kabataş’taki Meclis-i Mebusan Caddesi, 85 numarada konumlanmış olan Kahve Dünyası şubesinin dış duvarı ve onu kesen duvarda, yaklaşık 260 metrekarelik bir alana yayılıyor.

Konumu sayesinde her gün binlerce kişiye ulaşan Yanköşe’nin ağırladığı çalışmalar, davet edilen sanatçıların mekanın özelliklerini göz önünde bulundurarak ürettikleri, mekana cevap veren yapıtlar. Bir karşılaşma alanı olarak taşıdığı potansiyel, şehrin görünür bir parçası olması ve kolay ulaşılabilirliğinin yanı sıra sergilenen işlerin meta temelli olmayışı ve geçiciliğiyle de öne çıkan Yanköşe’nin sunduğu dinamik alan, yerli ve yabancı sanatçıların farklı tekniklerle üretilmiş çalışmalarına açık.

Yanköşe’de yer alacak eserin seçimi, projenin koordinatörlüğünü üstlenen Nilüfer Şaşmazer tarafından üç sanatçının davet edilmesi ve küratör Fulya Erdemci, sanat yazarı Evrim Altuğ, tasarımcı Bülent Erkmen, Altınmarka Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Üyesi ve Kahve Dünyası Genel Müdürü Kaan Altınkılıç ile Altınmarka Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Üyesi Detay Gıda CEO’su Dilara Altınkılıç Kutmangil’in oluşturduğu jürinin projeleri değerlendirmesinin ardından yapılıyor. Eser seçiminde, sunulan projenin içeriği, görselliği, kentle ilişkisi gibi unsurlar göze alınıyor.