AUTOMATA: Kalp Krizini Heykele Dönüştüren Tasarım…

Kuruluşundan bu yana mimari, iç mimari ve restorasyon alanlarında ulusal ve uluslararası ölçekte çok disiplinli çalışmalar yürüten Studio Vertebra’nın kurucu ortaklarından biri olan İç Mimar Efe Kağan Hızar, Automata kolektifinin enstalasyon çalışmasına heykel tasarımıyla katkıda bulundu.

İç Mimar Efe Kağan Hızar

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde iç mimarlık eğitimi alan Hızar’ın heykel tasarımı, “Okullar Okulu” temasıyla geçtiğimiz yıl düzenlenen 4. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında Pera Müzesi’nde sergilenerek bienal izleyicisinden de büyük ilgi gördü.

Ali Murat Cengiz tarafından kurulan, temel tasarım kavramlarının rastlantısallığına dikkat çekerek, tasarımcılar ile müzisyenler arasında disiplinler arası bir diyaloğa olanak tanımayı ve yapılandırılmış bir dil oluşturmayı amaçlayan Automata, Türkçe’nin grafik partisyonlarını kullanarak bizim de içinde yaşadığımız, kuşatıcı ses manzarasını ortaya çıkarıyor.

Efe Kağan Hızar, enstalasyonda Automata’nın yöntemleriyle işlenen bir kalp krizini heykele dönüştürmüş. Heykelde, kalp damarları, kalbin hareketini ve kan giriş çıkışlarını gözlemleyerek ve yön ile şekil bağlamında soyutlayarak geometrik hiyerarşi oluşturan Hızar, köşeli geometrik elemanlar kullanarak kalp krizinin sert ve ani gel-git hareketlerini yansıtmış.

Eserde kalp krizinin meydana gelişi, kalbi besleyen koroner damarların tıkanması sonucu oluşan “iskemi” ile anlatılmış. Tasarımda sağ koronerde oluşan iskemi (sarı leke) sonucu gerçekleşen krizde, kalp ve çevresindeki bileşenlerin titreşim ve gerilme hareketlerinin keskin hatlarla iskemili bölgede yoğun, sıkıntısız bölgede daha rahat olduğu ve tasarımın odak noktası olan kalpte iskemi taraftan kan gitme oranına bağlı siyahlaşma başladığı görülüyor. Efe Kağan Hızar’ın heykelde kullandığı kırmızı ve mavi renkler sağ ve sol koronerlerden giriş ve çıkış yapan kanı, yer yer açılan renkler ise yoğunluğun azaldığını temsil ediyor. İskemi öncesinde kalan net kırmızı bölüm taze kanı, sonrasında kalan lekeli kırmızı bölüm ise sorunlu ilerleyişi anlatıyor. Aynı şekilde kalp çevresinde oluşan küçük dairesel hareketlerle de kılcal damarlar temsil ediliyor.


Studio Vertebra:
Studio Vertebra 2009 yılında dört ortağın birlikte kurduğu bir mimari tasarım ofisidir. Mimari, iç mimari ve eski eser proje hizmetleri alanlarında “çok disiplinli” çalışmalar yapmaktadır.

Projelerinde; kentsel, mimari ve iç mimari faktörler bir arada gözetilerek “bütünsel” bir yaklaşım benimsemektedir. Tasarım süreci bireysel kanaatlerden uzaktır, ekipteki tüm tasarımcılar sürecin gelişmesine katkı sağlar. İşveren talepleri, tasarımda önemli bir faktör olarak değerlendirilir ve işveren de ekibin bir parçası olarak görülür. Söz konusu “çok girdili” yaklaşım, “tümel” proje anlayışının uzantısıdır. 

Çalışma ölçekleri, yüksek metrajlı kentsel düzenlemelerden başlayıp farklı tip ve ölçeklere sahip tüm mimari yapılardır. İç mimari projeler, mimari tipolojilerle eş sesli olmakla beraber, mekanın niteliklerine göre butik ve noktasal ölçeklerde de formüle edilmektedir. 

Studio Vertebrakentsel planla doğru ilişki kurabilen iyi çözümlenmiş iç hacimler oluşturur. İnsan mekan oranını baz alarak sürdürülebilirliği de sağlayan ve küresel mimari değerleri barındıran projeler yapmayı esas kabul eder. Bütün çalışmalarını “tümel” yaklaşım merkezinde oluştur.