(T-ONE Derneği)’nden Türkiye Sanatına DESTEK

T-ONE (Türkiye Ortak Nesiller Entegrasyonu) Derneği, 13 Mart 2019 tarihinde, dünyanın önemli sanat platformlarından biri olan Belçika’nın Anvers kentindeki Axel Vervoordt Galerisi’nde açılacak “Adolf Loos’un Suçu” başlıklı uluslararası güncel sanat sergisine ve Türkiyeli sanatçılarına destek veriyor.

Dünya sanat çevrelerinin önde gelen isimlerinden Alistair Hicks’in küratörlüğünü yaptığı sergide, farklı kuşaklardan sanatçılarımız Fahrelnissa Zeid, Nilbar Güreş, Aslı Çavuşoğlu ve Cansu Çakar’ın yapıtlarının yanında, Guogu Zheng, Kamrooz Aram, Nikita Alexeev, El Anatsui, Senkichiro Nasaka, Waqas Khan ve Yangjiang Grubu gibi uluslararası kabul görmüş önemli sanatçıların yapıtları da yer alıyor.

“Adolf Loos’un Suçu” sergisi, 20. yüzyılın başında mimarlık ve sanat dünyasına “süsleme suçtur” söylemiyle giren ve döneminde, mimarlığının yanında, eleştirmen yazar kimliğiyle de öne çıkan Adolf Loos’un modernliğe bakışına, seçilen sanatçıların yapıtları üzerinden, farklı yanıtlar vererek bu sorunlu söylemle hesaplaşırken, modernlik olgusuna yeni bakışlar ve açılımlar getirmeyi hedefliyor.

Sergi, kısaca TEFAF olarak bilinen “The European Fine Art Fair – Avrupa Güzel Sanatlar Fuarı” ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek ve fuar süresince dünyanın ve Avrupa’nın önde gelen sanat çevrelerinin ziyaretine açık olacak. Axel Vervoordt Galerisi’ndeki bu anlamlı serginin ziyaretçileri, galeride, ülkemiz sanatının modernden güncele uzanan sürecinden bir kesit bulacak.

Özlem Gencoğlu, Boris Vervoordt, Demet Sabancı Çetindoğan, Özalp Birol, Sevda Elgiz, Alistair Hicks

T-ONE Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan ve Sanat Komitesi Başkanı Sevda Elgiz, Axel Vervoordt Galerisi gibi dünya ölçeğinde bir sanat mekânında, Alistair Hicks gibi önemli bir küratör tarafından hazırlanan böyle bir sergide Türkiye’den sanatçıların da yer alıyor olmasından mutluluk duyduklarını ifade ederek, T-ONE Derneği’nin, “kültürel değerlerimizi uluslararası platformlara taşımak ve kültürlerarası sürekli ve kalıcı bir iletişim ve etkileşim sağlamak amacıyla iletişim, medya, sanat ve organizasyon çalışmalarında bulunmak ya da bu çalışmaları desteklemek” amacı doğrultusunda bu sergiye destek verdiklerini söylediler.

Türk Hava Yolları (THY) Kavaklıdere Şarapları ve neolokal de Sergiye Sponsor Oldular

T-ONE Derneği’nin serginin açılışında verilecek yemeğinde, Anadolu mutfağını çağdaş teknikler ve yenilikçi bakış açısı ile birleştirerek ortaya rafine ve yeni bir algı çıkaran neolokal’in dünyada tanınan şefi Maksut Aşkar’ın Anadolu lezzetlerini bir tasarım eserine dönüştürdüğü tabaklardan bir seçki sunulacak.

Türkiye’nin en değerli markalarının başında gelen, dünyanın en çok ülke ve uluslararası destinasyonuna uçan Türk Hava Yolları (THY) bu uluslararası çapta ses getirecek sergiye sponsor oldu.

Anadolu üzümlerinin güçlü potansiyeline inanan, 90 yıldır bu üzümlerle üretim yapan, Türkiye’nin en eski üreticisi Kavaklıdere Şarapları’da sponsorlar arasında yer aldı.

Sergide yer alacak Türkiyeli Sanatçılar 

Modern sanatın öncülerinden ve soyut sanatın Türkiye’deki ilk temsilcilerinden  Fahrelnissa Zeid, 1901 yılında Osmanlı döneminde Sadrazam Cevat Paşa’nın yeğeni olarak Büyükada’da doğar. Geniş, sanatçı bir aileden gelen sanatçının kardeşleri yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı ve ressam Aliye Berger’dir. Yazar İzzet Melih Devrim ile evliliğinden olan çocukları ressam Nejad Devrim ve yönetmen, tiyatro sanatçısı Şirin Devrim’dir. Zeid aynı zamanda seramik sanatçısı Füreya Koral’ın teyzesidir. Sanayi-i Nefise’nin ilk kadın mezunları arasında olan sanatçı, resim öğrenimine Paris’teki Académie Ranson’un Stalbach Atölyesi’nde, sonrasında İstanbul’daki Namık İsmail Atölyesi’nde devam eder. 1934 yılında Irak’ın Ankara temsilcisi Emir Zeid ile evlenir, prenses unvanını alır. 1942 yılında D Grubu’na ve sergilerine katılır. İlk kişisel sergisini 1944’te Maçka’daki evinde açan Zeid, 2. Dünya Savaşı sonrası belirli süreler yaşadıkları Paris, Londra, New York, Brüksel ve daha birçok şehirde yapıtlarını sergiler. 1976 yılında Amman’a yerleşen sanatçı, kendi adını taşıyan bir sanat enstitüsü kurar ve hayatının sonuna kadar enstitüye destek vererek üretimlerine devam eder. Sanatçı, 1991’de Amman’da hayata veda eder.

Coşkulu ve etkili kompozisyonları ile tanınan Zeid’in kendine özgü resim dili, tek üsluba indirgenemeyecek kadar canlı ve zengindir. Zeid’in sanat pratiği; minyatür kurgusuna uygun şekilde inşa edilmiş figürlü kompozisyonlarıyla erken dönem, vitray yüzeylerini anımsatan geometrik ve serbest soyutlamacı çalışmalarıyla olgunluk dönemi ve çoğunlukla portrelerden oluşan ve psikolojik anlatının ön plana çıktığı geç dönem şeklinde sınıflandırılabilir.

Eserlerinden örnek:

Nilbar Güreş 1977 yılında İstanbul’da doğdu . Önce Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu, ardından Viyana Güzel Sanatlar Akademisi Resim ve Grafik Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Nilbar Güreş 2012 yılında, Avusturya Hükümeti’nin desteğiyle, New York’da bulunan International Studio & Curatorial Program ve  2014 yılında Lutetia Building, FAAP’ın Sao Paulo’daki misafir sanatçı programına katıldı. 2013 yılında Hilde Goldschmidt ödülünü, 2014’de Otto Mauer ödülünü, 2015 yılında da Avusturya’da beşinci kez düzenlenen Belvedere Contemporary (BC21) ödülünü kazandı. Nilbar Güreş, fotoğrafçılık, kolaj, çizim ve video kullanarak çalışmaları için yaratıcı bir yaklaşım seçiyor: gündelik hayattaki gerçekleri, kültürel kimlik kodlarıyla, özellikle de kadın veya kuyruklu teatral ortamlara yerleştiriyor. Anlatı sunumu genellikle acımasız gerçekliği reddetmeden, esprili bir şekilde çıkış stratejisini gösterir. Çalışmaları, saha çalışması uygulamalarını kullanarak uzun vadeli araştırma ve kültürel gözlemlere dayanmaktadır; kahramanlarıyla birlikte yaşıyor ve çevrelerini yaşıyor. Nilbar Güreş Viyana ve İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor.

“Açık Telefon Kulübesi / Open Phone Booth“ video sunum fotoğraf çekimleri

Aslı Çavuşoğlu (1982, İstanbul) İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. Lisans derecesini Sinema-TV’de Marmara Üniversitesi, İstanbul, TR’de aldı. Son solo gösterileri arasında Taşın Yeri , Yeni Müze, NYC (2018); Kırmızı / Kırmızı, MATHAF Arab Modern Sanat Müzesi, Katar (2016); T o Stones Talk , ARTER, İstanbul, (2013); Üç Elçide Cinayet , Delfina Vakfı, Londra (2013). Son grup gösterileri arasında ;  Dünyayı  Yönetmek, Moderna Museet, Stokholm; Colori, Castello di Rivoli, Torino (2017); Manifesta 11, İnsanlar Para İçin Ne Yapıyor , Zürih (2016); Tuzlu Su , 14. İstanbul Bienali ; Surround Kitle , Yeni Müze, NYC (2015); Suç Neredeyse Mükemmeldi, Çağdaş Sanat Merkezi ile Witte de, Rotterdam (2014); Viyana’daki MAK Müzesi’nde Wonder’da Alınan İşaretler (2013); Performa 11 , NYC (2011). Araştırma odaklı çalışmalarında Çavuşoğlu, zaman içinde süren objeleri, görüntüleri ve kültürel sembolleri inceleyerek tarih ve inançla ilgili soruları ele alıyor. Ulusal kimlik ve siyasal projelerin oluşturulduğu mekanizmalar yinelenen kaygılardır. Yapıtlarının birçoğu, geçmişin anlatımlarını ve renk pigmentleri için kullanılanlar gibi sözlü tarih, arşiv, eserler ve hammaddeler aracılığıyla günümüzün anlatımlarını ele alıyor.

“ The Place of Stone “eserinden örnek:

Cansu Çakar, İzmir ve Beyrut temelli, 1988, İstanbul doğumlu.
2006-2013 Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Tezhip Anasanat Dalı mezunu. 2012 – Değişim Programı ile Budapeşte’de Moholy- Nagy Sanat ve Tasarım Üniversitesi Grafik Tasarım eğitimi aldı. Karşıyaka İzmir’de bağımsız sanat atölyesi yürütür, 2018-2019 Beyrut’ta Ashkal Alwan- Lübnan Plastik Sanatlar Derneği’nde HWP katılımcısı. Cansu Çakar, eserlerinde geleneksel Türk sanatı yöntemlerini çağdaş yaklaşımlarla ve sorunsuz geçişlerle bağlarken, rağbette olan Doğu ve Arap sembollerinin bir araya gelmesiyle, Türkiye’nin de içinde bulunduğu sonsuz ikilemi minyatür tekniğiyle ortaya çıkarmaktadır. Yazma eserlerdeki üretim sürecinin doğası gereği, Cansu Çakar’ın çalışmalarında da kolektif üretim ön plana çıkmaktadır. Düzenlediği atölyedelerde de, çağdaş sanatın üretim tekniklerini çarpıtarak üretim mekanizmalarını amaçlanandan farklı yönlerde kullanmaktadır.  Cappadox Çağdaş Sanat Programı, (Kapadokya, 2018), House of Wisdom- DZIALDOV (Berlin, 2017), IKSV Binası (15. İstanbul Bienali kamusal programı, Istanbul, 2017), Framer Framed (Amsterdam, 2017) ve Bonington Gallery,(Nottingham,2018), “Freundschaftsspiel Istanbul : Freiburg”- Museum für Neue Kunst – Freiburg- (2016), “Linear Transcendency” at the Lab- Darat al Funun, -Amman (2016), TUZLU SU Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori, 14. İstanbul Bienali- 100°- FLO, İstanbul, (2015), düzenlediği ve katıldığı proje ve sergiler arasındadır.  Şu anda Beyrut’ta Ashkal Alwan- Lübnan Plastik Sanatlar Derneği 8. Home Workspace Programı katılımcısıdır, 2018-2019.

Eserlerinden örnek:

 


T-ONE Derneği:
T-ONE Derneği kültürel mirasımız, tarihi ve doğal zenginliklerimizle bizi bir araya getiren ortak değerlerimize sahip çıkarak uluslararası platformlara Türkiye’yi bir marka olarak taşıyıp kültürel, toplumsal ve iktisadi yaşamımızla örnek olarak bir adım daha ileri gitmek ve bir benzerine daha rastlanamayacak bir dünya mirasına sahip olduğumuzu daha iyi anlayıp anlatabilmek hedefleri ile Demet Sabancı Çetindoğan’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nda 2014 de  kurulmuştur. Dernek bünyesinde Mozaik Yolu , Gastronomi, Sanat ve Görsel Sanatlar, Termal Sağlık – Hamam Ritüelleri Komiteleri faaliyet göstermektedir.

Detaylı bilgi için: www.one.org.tr

Axel Vervoordt Galeri:
Axel Vervoordt’un iki oğlu beş özgün, son derece uyumlu ticari faaliyete başkanlık ediyor: Boris Vervoordt, Sanat ve Antikalar, Galeri, İç Tasarım ve Ev Koleksiyonu faaliyetlerine liderlik ediyor ve Dick Vervoordt, Şirketin Emlak operasyonlarının başında. 

Axel Vervoordt kendisi ve eşi May, Vervoordt Vakfı’nın kar amacı gütmeyen etkinlikleri ve Inspiratum aracılığıyla müzikal ve sanatsal patronluğu teşvik ederek şirkete, sanatçılara, daha geniş kitlelere ve arkadaşlara ilham vermeye ve onlara rehberlik etmeye devam ediyor. İşleri, nesneleri ve bağlamlarını geliştirerek katma değer yaratmaya dayanmakta. Bu prensiplere uygun olarak, Axel Vervoordt Şirketi, 1968’den beri küçük bir aile işletmesinden, sanat eserlerini toplama ve kaliteli iç mekanlar yaratma konusunda uzmanlaşmış, bugünlerde uluslararası üne sahip, aile tarafından işletilen şirkete dönüşmüştür. Axel Vervoordt Gallery, Boris Vervoordt tarafından Ocak 2011’de Anvers’in merkezinde, Axel Vervoordt Şirketi’nin bir parçası olarak kuruldu. 

İç mimarlık, arkeoloji, sanat tarihi, işçilik, ürün tasarımı, restorasyon ve çeşitli destek rolleri dahil olmak üzere her biri kendi beceri ve uzmanlıklarına sahip olan 100’e yakın çalışan  Axel Vervoordt’un yaşam tarzını ve vizyonunu gerçeğe dönüştürmeye katkıda bulunmakta. Güzelliği ortaya çıkarmak ve paylaşmak önemli tutkuları. Yaratıcılıkları iç mekânlarda, küratörlüğünü yaptıkları sergilerde ve hazırladıkları binalarda otantikliği benimsemekteler. Yaptıkları mobilyaların detaylarında bile hissedilmektedir.

Galeri, değerli ve yoğun bir ilişki kurduğu sanatçılar için tarafsız bir platform sunuyor. Bu ilişkiler, Bienal sırasında Venedik’teki Palazzo Fortuny’de 2007’den beri sanatçılar ile yaptığı sergilerden beri hiç durmadı. (Artempo. Zamanın Nerede Sanat Olduğu, In-finitum, TRA, Tàpies. Sanatçının Gözü ve Proportio) ve 2008’de Paris’teki Ecole des Beaux-Art’da (Academia. Qui-es tu?). 

Galeri, Guggenheim, New York’taki Gutai ve Zero retrospektif sergilerinde 2013’te (Gutai: Splendid Playground) ve 2014’te (Sıfır: Yarına Kadar Geri Sayım 1950’ler – 60’lar) düzenledi.

2013’ten bu yana Gutai’nin kitaplara olan önemini, Gutai’nin tarihsel önemine sonsuz bir şekil vermek amacıyla Reiko Tomii, Ming Tiampo ve Shoichi Hirai gibi akademisyenlerle birlikte yayınlamaya başladılar. Bu serideki ilk kitap Norio Imai’nin eserlerini ele aldı ve Guggenheim Gutai retrospektifinde sunuldu. 2014 yılında Tsuyoshi Maekawa ile ilgili önemli bir yayın yapıldı ve 2015 yılında da Yuko Nasaka ve Kazuo Shiraga ile ilgili monografi yayınlandı. 

2014 yılının Mayıs ayında, Axel Vervoordt Gallery Hong Kong’a genişledi ve ilk yurtdışı sergi mekanını şehrin merkezi bölgesinde açtı. El Anatsui bu vesileyle yeni çalışmalar yaptı. Hong Kong’da fiziksel bir varlığa sahip olan Axel Vervoordt Gallery, Doğu ile Batı arasında sanatsal ifadeler arasında köprü kurmaya devam etmekte.

Detaylı bilgi için: www.axel-vervoordt.com