[söyleşi]: “İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte fuarlara olan ilgi biraz daha azaldı”

Serdar Urfalılar ve Neslihan İmamoğlu

URTİM Kalıp ve İskele Sistemleri Genel Müdürü Serdar Urfalılar ile yapı fuarlarını ve 40. Yapı Fuarı- Turkeybuild İstanbul’u konuştuk.

 

Firmanızın sektördeki konumu hakkında bilgi verir misiniz? Sektörde sizi farklı kılan özellikleriniz nedir?

38 senelik bir firmayız, babamızın başladığı işi ikinci kuşak olarak biz devam ettiriyoruz. 300 çalışanımız var 52 ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye’de önde gelen bir firmayız. Bizi öne çıkaran özelliğimiz dünyayı, sektörü, şantiyeden gelen dönüşleri çok iyi takip etmemiz ve ona göre yaptığımız Ar-Ge çalışmaları.

Dünyayı çok iyi takip ediyoruz. Yaklaşık 20 senedir fuarlara katılıyoruz. Avrupa’da 3 senedir Bauma fuarına, 2 senedir Batimat fuarına katılıyoruz. Bunlar dünyanın çoğunu takip etmemize yetiyor. Bu sene itibarıyla Amerika fuarlarına katılmaya başladık bundan 3 hafta evvel, Houston, Teksas’ta bütün rafineri tedarikçilerinin katıldığı bu yıl 49.su yapılan OTC (Offshore Technology Conference) fuarındaydık. Amerika’da yeni bir kapı açıldı ve o kapıdan girmeye çalışıyoruz şu anda.

Yeni projeleriniz ve hedefleriniz neler? Yapı Fuarı’nda hangi ürün ve yeniliklerinizi sunuyorsunuz?

Biz her sene yeni bir ürünle yeni bir sistemle fuara girmek istiyoruz. Bu sene çok yoğun bir Ar-Ge çalışması neticesinde SKYSET®, SCAFEX®, FLAMAX®, FLEXSET®, EKOSET® ve PROPEX® olmak üzere 6 tane yeni sistem sergiliyoruz. Bu sistemlerin özellikleri inşaatta verimliliği artırmak, iş gücünü azaltmak ve kullanımı kolaylaştırmak amaçlı oldu. Bu ürünler ile bizde çok önemli bir esas olan taşıma yükü, mevcut iskelelerin veya mevcut sistemlerin çok çok üzerine çıktı.

Yapı Fuarı’na kaç yıldır katılıyorsunuz? Sizce fuarlar yapı sektörü için ne önem taşıyor? Bugünlerde düzenlenen fuarların önceki yıllara kıyasla farkları neler?

Yapı Fuarı’na biz 20 yıldır katılıyoruz. Kesinlikle çok başarılı bir fuar, biliyorsunuz 40. defa yapılıyor. Biz her sene buradan hem yeni müşterilerle hem de mevcut müşterilerle ilişkilerimizi güçlendirerek ayrıldık. Dolayısıyla çok iyi bir fuar lakin -siz de biliyorsunuz- internetin yaygınlaşmasıyla birlikte fuarlara olan ilgi biraz daha azaldı. Maalesef bu fuarda ben bunu gözlemliyorum. Gerek Türkiye’nin konjonktürü gerek piyasadaki durgunluktan diyelim, biraz daha düşük bu yıl katılım. Yine yabancı ziyaretçiler çok azalmış durumda, geçen yıl çok daha iyiydi. Biz bunu sadece bir İstanbul Türkiye fuarı olarak değil bu hinterlanda olan bir prestij fuarı olarak görüyorduk ki Avrupa’da yükselişte olan bir fuar. Bizim olmazsa olmazlarımız Almanya’daki Bauma, Paris’teki Batimat ve İstanbul’daki Yapı Fuarı idi. Fakat bu sene maalesef bir düşüş var yabancı ziyaretçilerde.

Fuarda stantlar dışında firmaların etkinliklerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu sene fuar esnasında iki tane seminer bir tane de yeni ürünler ile ilgili tanıtım sunumu yaptık. Seminerlerimizden ilkini Almanya’dan gelen teknik danışmanımız Erhard Reichle yaptı. Endüstriyel kalıp ve iskele sistemleri ile inşaatlardaki maliyetlerin azaltılması hakkında bilgilerini paylaştı. Diğer sunumu da Cevdet Dal “yalın inşaat” üzerine yaptı. Şunu gördük ki, Almanya’dan konunun duayeni geldi ama seminere katılım çok azdı. Maalesef milletimizde bilginin kıymeti yok; kimse dinlemeye gelmedi. Diğer seminer de çok kalabalık değildi.

Fuar esnasında yapılan diğer etkinliklere baktığımızda da hepsinin çok faydalı, takip edilmesi gereken etkinlikler olduğunu söyleyebilirim.