[söyleşi]: “Teknolojiye Ulaşmak Kolay, Eksikliğimiz Eğitim”

Ender Özatay

Doka Kalıp ve İskele Genel Müdürü Ender Özatay ile inşaat sektöründe kalıp bilgisi ve teknolojisi üzerine sohbet ettik.

 

Betonarme kalıbı üretimindeki gelişmeler konusunda ne düşünüyorsunuz? Artık daha çok imkan, daha yüksek teknoloji bulunuyor. Bu gelişmeler Türkiye’deki inşaat faaliyetlerini de etkiliyor mu? Türkiye’de bu imkanlara ulaşmak kolay mı?

İmkanlara ulaşmak çok kolay fakat bunun için kalıbın ne olduğunu bilen mühendisler yetiştirebiliyor olmak da çok önemli. Aslında belki de her alanda olduğu gibi işin başlangıç noktası eğitim. Öncelikle üniversitelerin ilgili bölümlerinde kalıbın ne olduğunu anlatan ve bunun yanı sıra gelişen teknoloji ile değişen yöntem ve sistemlerin anlatıldığı derslerin olması gerekiyor. Bu konuda olumlu gelişmeler olmaya başladı tabi ki fakat halen çoğu üniversitenin inşaat mühendisliği programlarında kalıba yönelik herhangi bir ders veya eğitim programı yok. Kendi eğitim hayatımdan örnek verecek olursam, mesela ben de inşaat mühendisliği eğitim sürecinin hiçbir yerinde kalıp görmedim. Şu anda mimarların da ders programında kalıp olduğunu zannetmiyorum. Dolayısıyla kalıbın ne olduğunu bilmeden, içinde betonarme olan bir mimari proje yapmak çok zor. Bu inşaat mühendisleri için de geçerli, onlar da betonarme proje yapıyorlar. Mesele biz öğrencilere kalıbı ve kalıp sektörünü anlatabilmek için ne yapabiliriz diye düşünüyoruz hep. Son iki senedir bunu üniversitelerin kariyer günlerine giderek yapmaya çalışıyoruz. Bu sene İTÜ, ODTÜ ve Hacettepe Üniversitelerine gittik. Kariyer günlerinde stand açıp konuya ilgisi olan örgencilere kalıbı anlattık, bugünkü teknolojilerle ilgili seminerler verdik ve öğrencilerin yeni sistemleri bizzat yerinde deneyimlemeleri için kalıp kurma yarışmaları düzenledik. Bir betonarme proje ve malzemeyi veriyoruz, belirli bir sürede tamamlanması gereken ödüllü yarışmalar yapıyoruz.

Halen çoğu üniversitenin inşaat mühendisliği programlarında kalıba yönelik herhangi bir ders veya eğitim programı yok.

Yani anlatmak istediğim teknoloji her sektörde olduğu gibi bu sektörde de her geçen gün gelişiyor fakat buna paralel eğitimdeki eksikliklerin giderilmesi de çok önemli. Yoksa teknolojiye ulaşmak kolay, eğitimdeki sıkıntılara rağmen bilgiye ulaşmak da zor değil.

Mimarlarla ilgili duruma değinecek olursam, benim bugüne kadar bir mimarlık ofisiyle karşı karşıya çalıştığım olmadı kalıpla ilgili. Onların da bizle olduğunu zannetmiyorum. Bir mimarlık ofisinin “benim bir kalıp sorunum var” deyip, kalıp firmasını arayıp “biz bu projede brüt betonun şu şekilde çıkması için nasıl bir tasarım yapmalıyız” diye sorduğunu sanmıyorum bugüne kadar. Sorun kalıp sorunuysa kalıpçılara da danışmaları lazım. Biz mimarların kalıpla ilgili sorularını memnuniyetle cevaplarız.

151009 ZAG Doka Baufachpresse.indd
Supernova

Ne tip projelere kalıp üretiyorsunuz? Sizin üretim yapabilmeniz için projelerin hangi şartları sağlaması gerekiyor? Farklı karakterlerde ve biçimlerde projelere rahatça üretim yapabiliyor musunuz? İmkansız olan proje var mı?

Hiçbir şey imkansız değil. Tek ihtiyacımız olan betonarme proje. Betonarme projesi olan her şey mümkün. Biz bu projeleri şöyle ayırıyoruz: Altyapı projeleri, yani barajlar, köprüler, yollar… İkinci grup ise üstyapı projeleri; bunları da konut ve konut dışı olarak ayırıyoruz. Konut dışı olanlar da hastaneler, oteller, AVM’ler… Neticede biz de üç ayrı grupta olaya odaklanmış durumdayız. Bunların içerisine imkansız bir şeyle pek karşılaşmadık. Belki bize gelene kadar betonarme proje aşamasında ekarte edildi. Firmalar “bu olur, bu olmaz” yargısına daha betonarme projesinde varıp, bize uygulamak istedikleri betonarme projesini gönderiyor olabilirler.

Betonarme projesi olan her şey mümkün.

Yeni projeleriniz ve hedefleriniz neler? Kalıp teknolojisinde son zamanlardaki gelişmeler nasıl?

Kalıp teknolojisinde Türkiye’deki en büyük gelişme otomatik tırmanır kalıpların kullanılmaya başlanmasıdır. Bunlar gökdelen tipi binalarda kullanılıyor. Size hız kazandırıyor ve daha güvenli kalıp yapmanızı sağlıyor. Bizim kara kalıp dediğimiz eski sistemlerde bir kat kabaca 15 günde çıkılıyordu, 200 metrekare alanlı bir daire olduğunu farzedersek. Bu süre şu anda 3 güne düşmüş durumda. Otomatik kalıpları kendi kendine hidrolik pistonlar vasıtasıyla bina boyunca yükselen ve yükseldikçe içine beton dökülen sistemler olarak düşünebilirsiniz. Teknolojinin geldiği son nokta bu.

Haydar Aliyev Museum - Baku_1
Haydar Aliyev Müzesi, Bakü

İnşaatlarda güvenlik en önem arz eden konulardan bir tanesi. DOKA olarak bu soruna nasıl cevap veriyorsunuz?

Ölümlü iş kazaları istatistiksel olarak yaklaşık %40’ın üzerinde bir oranda şantiyelerde yüksekten düşme sonucu meydana geliyor. Bu yüksekte çalışan işçilerin daha güvenli çalışması için koruma perdeleri geliştirildi. Bu koruma perdeleri de yine hidrolik sistemle, bina yükseldikçe binanın çevresinde yükseliyor. Şantiyelerde binaların etrafında gördüğünüz sarı perdeler bunlar. Bu işçinin ve malzemenin aşağı düşmesini engelliyor. Bunlar iş güvenliğinin son gelişmeleri. Bu konuda Türkiye’de şartnameler de çok değişti. Örneğin boyalı iskelelerin kullanımı içinde pas oluşabileceği ve çelik taşıma kapasitesini kaybedeceği için yasaklandı. Galvanizlenmiş, paslanmaya en az 12 yıl dayanıklı malzeme kullanılması kuralı getirildi. Bu sebeplerden dolayı biz ve bizim gibi kalıp ve iskelecilerin işleri çok iyi şu anda; çünkü şartnamede malzemenin tanımı değişti.

İnşaat sektörünün sorunu ne derseniz, bence ciddi bir finansman sıkıntısı var.

Yapı sektörünün bugünkü durumunu kısaca değerlendirebilir misiniz? Size göre sektörde acil çözüm bekleyen sorunlar nedir?

Tahsilat. Yapı sektörünün en büyük sorunu nakit akışı şu anda. Projelerin finansmanları aksıyor. Finansmanlar aksadığı için yukarıdan aşağı doğru sirayet eden bir finansman problemi var sektörün.

Bunda kentsel dönüşümün bir rolü var mı?

Kentsel dönüşüm işin toplamında bakarsanız inşaat sektörünün %2-3’ünü oluşturuyor Türkiye’de. Pastanın büyük kısmını oluşturan kamunun altyapı projeleri. Ayrıca kalıpçılar açısından bakacak olursanız hem şartnamelerin değişmesi ve iş güvenliği kurallarıın sıkılaştırılması, hem de işçilik fiyatlarının bu kadar artmasıyla herkes endüstriyel kalıp kullanmaya çalışıyor. Eskiden tahtaları bir araya getirip kara kalıp yaparlardı, içerisine zift sürerlerdi. Böyle kalıp pek kalmadı – kalmadı derken yaklaşık %40’ı hala. İşte bu %40 her gün azalıyor. Yıllık %5 civarı bir azalma var. Dolayısıyla kalıpçıların hepsinin işlerinin çok iyi olduğunu düşünüyorum ben; ama inşaat sektörünün sorunu ne derseniz, bence ciddi bir finansman sıkıntısı var şu an.

Sektör ve firmanızla ilgili eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Firmamız bu işi dünyada çapında yapan sektöründe öncü firma. Biz de aslında bir proje ofisiyiz, gelen her projeye imkanlarımız dahilinde hizmet vermeye çalışıyoruz. Bu anlamda mimarlık ofislerinden projelerinde kullanmaları gereken kalıp sistemleri üzerine sorulara memnuniyetle her zaman cevap veririz.doka logo