[söyleşi]: “Dünya Her Geçen Gün Daha Rekabetçi Bir Ortam Oluyor”

Burcu Başer

ITE Turkey ve YEM Fuarcılık Genel Müdürü Burcu Başer ile yapı sektörü ve Yapı Fuarı üzerine konuştuk.

Öncelikle Yapı Fuarı hakkında en birinci elden, en yakından bilgi alabileceğimiz kişi sizsiniz. Fuarın genel gidişatı hakkında ne düşünüyorsunuz? Son zamanlardaki ziyaretçi profillerinden, insanların ne amaçla ziyaret ettiğinden bahseder misiniz?

Şimdiye kadar Yapı Fuarı her sene hem fuarcılık hem inşaat sektörü anlamında yeniliklerle geldi. Bizim yeniliklerimiz her sene zaten takip ediliyor. Mesela bunlardan bir tanesi 2011’den beri iş geliştirme platformu çerçevesinde yürüttüğümüz konuk ülke projesi. Türk yapı malzemesi ihracatçılarının üreticilerinin hedef pazarları doğrultusunda bir konuk ülkeyi ele alıyoruz ve inşaat sektöründe hem o ülkeden hem Türkiye’den konunun ileri gelenlerini bir araya getirerek o ülkede iş olanaklarının araştırılmasını, bu konuların konuşulmasını sağlayacak bir platform oluşturuyoruz. İş geliştirme platformu bizim yeniliklerimizden biri. Buna ek olarak, fuar artık uluslararası bilinen bir marka, Turkeybuild markası dünyaca tanınıyor ve konusunda dünyanın 4. büyük fuarı olma başarısını elde etti. Çok önemli bir ticari zirve. Firmaların çoğu buraya bir pazarlama aracı olarak katılıyorlar, yeni ürünlerini fuara yetiştirmeye çalışıyorlar, lansmanlarını burada yapıyorlar, bayilerini burada ağırlıyorlar ve söylediğim gibi yeni pazarlara açılmak için yabancı satın alıcılarla burada buluşuyorlar.

Bu sene yaklaşık 111 bin civarında ziyaretçi ağırlamayı planladık, 1250 firmanın katılımı söz konusu ve fuarda 18 bin marka temsil ediliyor.

Ziyaretçi açısından bakarsak da, bizim ziyaretçi profilimiz çok geniş. Profesyonel ziyaretçilerimiz; mimar, inşaat mühendisi, satın almacı, müteahhit, malzeme uygulayıcıları, distribütörler olduğu gibi, katılımcıların mesleki bilgi ve görgülerini arttırmak için gelen öğrenciler veya malzeme kararlarını burada veren nihai tüketicilere kadar çok geniş bir yelpazesi var. Biz yapıyla ilgili herkes ve her şey bu çatının altında diyoruz, çünkü bu gerçekten inşaat sektörü için çok büyük bir zirve. O anlamda, yine yenilikler olarak bu sene konuk ülke Afrika’yı ele aldık. Toplam 35 milyar yapı malzemesi ithalatı yapan Mozambik, Nijerya ve Kenya’yı ağırlıyoruz. Ayrıca yine hedef pazarlar doğrultusunda İran’ı ağırlıyoruz. İran iş koruma ve ikili görüşmeleri var. Bu sene fuara katılımcı ve ziyaretçi olarak 105 ülke katıldı. Aynı zamanda ekonomi bakanlığı ve Orta Doğu İhracatçılar Birliği ile yürüttüğümüz diğer bir satın alma heyeti yurtdışı fuarı ziyareti programı kapsamında 40 ülke fuara ziyarette bulunacak. Bunlar hep profesyonel ziyaretçiler ve yapı malzemesi üreticileri ile buluşuyorlar. Ayrıca biz tüm Anadolu’da mesleki birlikler, ticaret odaları ve üniversitelerle de çalışma yapıyoruz, o anlamda da profesyoneller ve öğrenciler fuara katılım sağlıyorlar. Bu sene yaklaşık 111 bin civarında ziyaretçi ağırlamayı planladık, 1250 firmanın katılımı söz konusu ve fuarda 18 bin marka temsil ediliyor. Ziyaretçiler firmaların yeni ürünlerini, hizmetlerini 14 Mayıs’a kadar fuarda izleme imkanı bulacaklar.1

Fuarın tarihi bir sene önceden bellidir ve yeni ürününüzü onu hedefleyerek üretirsiniz, lansmanını yapmak için hazırlık yaparsınız, fuarın varlığı o anlamda biraz kamçılar.

Peki önceki yıllarla karşılaştırdığınızda yapı fuarının büyüme, gelişme sürecini ele aldığınızda nasıl bir fark görüyorsunuz? Öncesinde çok daha küçüktür eminim ki.

Tabi ki, yani söylediğim gibi Türkiye’de İhtisas Fuarı diye bir şey bilinmezken başlayan bir fuardan bahsediyoruz. Öyle olunca küçüğün ötesinde fuarcılık anlamında Türkiye’de bir şey yokken başlayan bir oluşum. Biz fuar olarak inşaat sektörüyle büyüdük, sektör de fuarla birlikte büyüdü çünkü fuar firmaların yeni ürünlerini ortaya çıkarmalarını, inovatif çalışmalarını disiplin altına alıyor. Fuarın tarihi bir sene önceden bellidir ve yeni ürününüzü onu hedefleyerek üretirsiniz, lansmanını yapmak için hazırlık yaparsınız, fuarın varlığı o anlamda biraz kamçılar. Ayrıca tabi ki bizim üretici firmalarımız yurt dışındaki muadillerine de gidiyorlar ve orada da bilgilerini arttırıp ondan sonra burada üretimler yapıyorlar. O anlamda tabi ki biz yıllar içinde fuarın geldiği noktayı çok iyi gözlemleyebiliyoruz, firmaların da çok iyi gözlemlediğine eminim. Fuarımızı geçen sene 100 bin metrekarede, bu sene 110 bin metrekarede açtık ve firma sayısı her sene artıyor, marka sayısı her sene artıyor, çünkü yapı malzemesi ihracatçısı bir ülkeyiz, bu anlamda da bu sayının artışı çok normal. İhracatçı olduğumuz için ülke olarak yeni pazarlara ulaşmak gibi bir hedefimiz var, bu konuda da fuar çok önemli bir araç ve fuara olan ilgi de tabi ki her sene artıyor.

Dünya her geçen gün daha rekabetçi bir ortam oluyor ve bu yapı malzemesi özelinde de aynı şekilde geçerli, sektörle ilgili en gerçek saptama bu.

Peki yine Yapı Fuarı’ndaki firmaları yakından gözlemleme şansı bulmuş biri olarak, sizce yapı sektörünün şu andaki durumu nasıl, bu firmalarda gördüğünüz en acil sorunlar, en büyük eksiklikler neler ve sizce bu sorunları çözmek için neler yapılabilir?

Biz iki sene önce Güney Kore’yi konuk ülke olarak ağırlamıştık. Bunun nedeni, coğrafi konumu nedeniyle Güney Kore’ye yapı malzemesi ihracatı yapmak değildi. İnşaat sektörü özelinde Güney Kore’yi bir rol model olarak alabilir miyiz, bunu masaya yatırmak istemiştik. Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu durum Güney Kore’nin 80’li yıllardaki durumuyla çok benziyor. O dönemde çok büyük bir konut ihtiyacı varken, bizim kentsel dönüşüm ve konut üretimi sürecindeki gibi bir süreçten geçmişler ve inovasyona çok fazla ağırlık vererek, inovatif ürünlerle, teknolojinin yüksek ölçüde kullanılmasıyla öne çıkan ürünler yapmışlar. Bu nedenle Güney Kore’yi konuk ülke olarak seçmiştik. Firmaların inovasyona yatırım yapması gerekiyor. Biz gazbeton, çimento, düz cam, seramik gibi birçok konuda dünyanın ilk beş üreticisi içindeyiz ve ürettiğimiz için satmak da durumundayız. Özellikle yeni pazarlarda Çin malı fiyatına Avrupa kalitesinde ürün üretiyoruz, ama marka bilinirliğinde, dünyaca ünlü marka geliştirme konusunda geriden geliyoruz. Bu sadece inşaat sektörü için değil, bir çok imalat sektörü için de geçerli. Sonuçta inovasyona yatırım yapmak ve dünyaca ünlü markalar oluşturmak gerekiyor ki rekabet şansımızı korumaya devam edelim. Dünya her geçen gün daha rekabetçi bir ortam oluyor ve bu yapı malzemesi özelinde de aynı şekilde geçerli, sektörle ilgili en gerçek saptama bu. Bir de son yıllarda özellikle bizim hedef  pazarlarımızda ya da ihracat yaptığımız ana pazarlardaki petrol fiyatı düşüşüyle ilgili olarak da tabi ki bir sıkıntı var. Bu durum firmaları yeni pazar arayışlarına, yeni satış kanalları oluşturmaya itiyor. Biz de Yapı Fuarı olarak yeni pazarlara ulaşmak için uygun bir platform sağlıyoruz ve buna destek oluyoruz. Afrika ve İran konuk ülke projeleri de fuar süresince yeni pazarlara ulaşmak isteyen üreticilerin konunun yetkilileriyle bir araya geleceği ortamlar.