La Biennale di Venezia ve İKSV işbirliğiyle Venedik Bienali Tarih Arşivi tarafından hazırlanan ve küratörlüğünü Luigia Lonardelli’nin üstlendiği “Gökyüzünü Rüzgâr Çizer. Venedik Bienali Marco Polo’nun izinde” başlıklı özel projenin üçüncü etabı İstanbul’a konuk oluyor. Proje kapsamında, Cevdet Erek’e imzalı gezici enstalasyon Amfibio, 5 Ekim’e kadar Artİstanbul Feshane’de görülebilir.
“Amfibio”
Sanatçı: Cevder Erek
Tarih: 2 – 5 Ekim 2025
Yer: Artİstanbul Feshane, Nişancı, Eyüpsultan/İstanbul
Ölümünün 700. yılında Marco Polo’yu anma etkinlikleri kapsamında başlatılan, Venedik Bienali Tarih Arşivi tarafından hazırlanan ve küratörlüğünü Luigia Lonardelli’nin üstlendiği “Gökyüzünü Rüzgâr Çizer. Venedik Bienali Marco Polo’nun izinde” başlıklı proje, ünlü seyyahın İtalya’dan Çin’e uzanan yolculuğunun izlerini takip ediyor. Proje kapsamında, Venedik Bienali tarafından sanatçı Cevdet Erek’e sipariş edilen gezici enstalasyon Amfibio, Çin’in Hangzhou şehrindeki ilk gösterimi ve Venedik’teki ikinci etabının ardından yolculuğunu İstanbul’da, Amfibio Ses Günleri ile sürdürüyor.

Amfibio, 2 Ekim Perşembe sabahı Venedik Bienali Başkanı Pietrangelo Buttafuoco, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İBB Kültür Dairesi Başkanı T. Volkan Aslan, Venedik Bienali Tarih Arşivi Sorumlusu Debora Rossi, Projenin Küratörü Luigia Lonardelli ve sanatçı Cevdet Erek’in katılımıyla, Artİstanbul Feshane’de düzenlenen bir basın toplantısıyla tanıtıldı.
Venedik Bienali Başkanı Pietrangelo Buttafuoco, “İstanbul bir diğer Venedik’tir; Venedik de bir diğer İstanbul. Su, deniz kıyısında saraylar, sonsuz bir ufka uzanan günbatımları… Franco Battiato’nun söylediği gibi: iki şehir birbirinin aynası gibidir. Gökyüzünü Rüzgâr Çizer: Marco Polo’nun İzinde projesinin ruhu da tam olarak budur: kadim rotaları ve kültürleri bir araya getirerek bugüne seslenen bir yolculuk. Cevdet Erek’le birlikte burada sizlere Hangzhou ve Venedik’in ardından İstanbul’a gelen Amfibio’yu sunuyoruz. Bu, yüzyılı aşkın bir süredir geleceğe yuva olagelmiş bir bienal için üretilen, her durağında açıklık ve birbirini dinlemeye dair bir tecrübeye dönüşen, modern bir kervansaray” dedi.

Amfibio başlığı hem suda hem karada yaşayabilen varlıkları tarif eden amfibi kelimesine gönderme yaparak işin ikili doğasını yansıtırken “amfi” öneki de çevreleme veya bir mekânın içinden geçme fikrini çağrıştırıyor. İstanbul etabında bir kez daha geçici ve değişken karakterini ortaya koyan enstalasyon, bu kez de içinden geçen seslerin uçuculuğunu ve kendisine ev sahipliği yapan Artİstanbul Feshane’nin suya ve toprağa yakın yatay yapısının geçirgenliğini vurguluyor.
Küratör Luigia Lonardelli, Cevdet Erek’in Amfibio işinin Haliç’in kıyısında kendine yeni bir ortam bulduğunu; sanatçının memleketinde, dereyle deniz arasında, tatlı ve tuzlu suların birbirine karıştığı bir alana yayıldığını ifade ediyor. Artİstanbul Feshane’nin açık alanlarına uygun biçimde tümüyle yeniden tasarlanan bu enstalasyon, yerleştiği mekânın özgün mimari özelliklerini çoğaltmak ve hacimlerini çözüp yeniden kurgulamak yoluyla oraya uyum sağlarken olası yeni düzenlemeleri keşfederek mekânı da yeniden şekillendiriyor. Amfibio, birkaç günlüğüne uğradığı İstanbul’da bir karşılaşma ve paylaşma alanı sunuyor.

Amfibio Ses Günleri adlı kamusal program ise 2 Ekim Perşembe akşamı müzisyenler Gökhan Deneç ve Fulya Uçanok’un elektro-akustik konseriyle başlayacak. 3 Ekim Cuma akşamı vurmalı çalgılar topluluğu sa.ne.na, Michael Gordon’un simantra çalgısının tahta tınısından ilham aldığı bestesini seslendirecek. 4 Ekim Cumartesi ise MİAM Gendy Topluluğu, sesleri Iannis Xenakis’in modellerine benzer, algoritmaya dayalı bir yaklaşımla işleyecek. Amfibio Ses Günleri, 5 Ekim Pazar akşamı Peradi Ensemble’ın vokal performansıyla sonlanacak.
Ayrıntılı bilgi için: www.iksv.org
