[Sergi]: “Işık Müziği”

Macar Kültür Merkezi görsel-işitsel duyulara hitap eden yeni sergisi “Işık Müziği”ni 12 Şubat 2021’de açıyor. Sergi, 20. yüzyılda “ışık müziği” kavramına anlam katan, bunu eserlerinde kullanan ve bu tarza katkı sunan çağdaş Macar sanatçılarından önemli bir seçkiyi bir araya getiriyor. 12 Şubat’ta çevrimiçi olarak gerçekleşecek açılış sonrasında sergi, Covid-19 önlemlerine uyularak şahsen de ziyaret edilebilecek. Bu sergiyle birlikte aynı zamanda, kültür merkezinin “çevrimiçi sergi alanı” uygulamasının da başlangıcı olacak.

Macar Kültür Merkezi geçtiğimiz yıllarda Bauhaus’un 100. yıldönümünü kutladığı sergisinde örneklerini sunduğu ışık sanatı eserlerinden yola çıkarak, küratör Endre Lehel Paksi ile birlikte bu sefer “ışık müziği” kavramının peşine düşüyor. Bunun için 20. yüzyılın başından günümüze kadar manuel ve dijital olarak hazırlanmış Macar sinestezi çalışmalarına yer vererek, bu evrensel sanatsal çabalarının arka planını ve felsefesini eğlenceli bir biçimde anlatan bir sergi hazırladı. Sergide yer alan sanatçıların eserleri, görüp ve işittiğimiz şeyleri eşleştirmeye çalışırken, 20. yüzyılda icat edilen yeni teknolojilerle bu çabalara çeşitli imkan ve anlamlar kazandırıyor.

Işık müziği konseptini 20. yüzyılda araştırmaya başlayan Rus Aleksandr Skraybin ve Danimarkalı Thomas Wilfred’den sonra, ilk popüler “ışık müzisyeni” olarak 1920’lerde eserlerini yazan Macar kökenli Alexander Laszlo kabul edilir. Laszlo, kendi bestelediği müzik eserlerine eşlik eden bir projeksiyon sistemi kurar. Aynı dönem sinema ve animasyon, ardından soyut film gibi hibrid teknolojiler de icat edilirken, Bauhaus’un çoğu düşünürü ışık müziğini çağın tamamlayıcı sanat dalı olarak düşünür. Böylece ışık müziği kavramı, o dönemden bugüne dek birçok sanatçıya ve sanat düşünüre ilham verir, çeşitli sanat eseri ve yaklaşımı doğurur: kibernetik yönetim, video sentezleyici ve sonrasında dijital görüntü geliştirme devriminin inanılmaz fırsatları gibi.

Macar Kültür Merkezi sanatseverleri çağdaş sanata uzanan bu yolculuğun en önemli adımlarını atan György Kepes, Miklós Schöffer, Lajos Dargay gibi dünya sanat tarihinde de önemli rol alan Macar ustaların görsel-işitsel eserlerini keşfetmeye davet ediyor.

Pandemi sonrası günümüzün değişen koşullarına paralel olarak bu sergiyle birlikte merkez de “çevrimiçi sergi alanı”nın açılışını yapacak. Böylece sanal bir platforma kavuşacak merkezin bundan sonraki sergileri çevrimiçi olarak ziyaret edilebilecek.