[Siyah Pijama] – Ayça Akkaya Kul ve Önder Kul: “Ofise uzaktan bağlanıyoruz.”

Ayça Akkaya Kul ve Önder Kul'un evdeki çalışma mekanından

Güncel çalışma koşullarında mimari üretim süreçlerinin durumunu öğrenmek amacıyla başlattığımız  “Siyah Pijama” isimli araştırma bölümümüzün yeni konukları mimaristudio’dan Ayça Akkaya Kul ve Önder Kul bu süreçle nasıl başa çıktıklarını ve gelecekte bizi nelerin beklediğine dair görüşlerini paylaşıyor. 

Bu yeni süreçle baş etmek için neler yapıyorsunuz?

Aslında evlerimizde zaman geçirmek, belki de birçoğumuz için hayatın rutin akışı ve mücadelesi içinde pek de fırsat bulamadığımız bir durumdu. Bu sebeple, moralleri yüksek tutmak ve yaşanan bu sıkıntılı sürecin iyi yönlerini bulmak önemli.

Biz ne yapıyoruz: Günlük hayatımıza kaldığımız yerden devam etmeye çalışıyoruz. İlk olarak oğlumuzla birlikteyiz, işin en keyifli tarafı bu. Bu kadar uzun süre, aynı mekan içinde, aralıksız bir arada olmak, ilişkiler bağlamında olumlu tecrübeler yaşamamızı sağlıyor. Diğer taraftan, ofis yaşamından uzak olunca, farklı bir program takip etmemiz gerekiyor. Fiziksel olarak çevremizden kopsak da, sosyal ilişkilerimizi canlı tutmaya çalışıyoruz. Ekip arkadaşlarımızla irtibat-ta kalarak, hem kısa sohbetler ediyor hem de bu salgın süreci öncesinde başlamış ve devam eden çalışmalarımızı yürütüyoruz. Herkes gibi, haberlerden ve sosyal medyadan kopmadan, ancak bağımlısı da olmadan gündemi takip ediyoruz. İş dışında gündelik hayatta yolda, trafikte ya da farklı şekilde kaybettiğimiz ancak şimdi bize kalan zamanı da okuyarak, çeşitli sohbetleri dijital kanallardan takip ederek, yazarak ve tabii ki fiziksel koşullar içinde spor yaparak geçiriyoruz.

Uzaktan çalışmaya hangi noktada karar verdiniz? Sizi bu kararı almaya yönlendiren ne oldu?

Biz bu kararı ilk olarak 6-10 Nisan haftasında kendi içimizde değerlendirmiş ve süreci takip etmeye karar vermiştik. Zira herkeste o hafta dillendirilmese de bir tedirginlik ve huzursuzluk vardı ve bu işe de yansımıştı. Akabinde 16 Mart Pazartesi günü ekip arkadaşlarımızla bir değerlendirme yaparak uzaktan çalışmalarımıza devam etme kararı aldık ve o gün toplu olarak çalıştığımız son mesai günü oldu.

Uzaktan çalışırken hangi araçları kullanıyorsunuz?

Teknoloji tabii ki bu süreçte başrolde diyebiliriz. Öncelikle kesintisiz bir internet bağlantısı şart. Bunun dışında, proje çalışmalarımızda ihtiyacımız olan teknik programlarımızı kullanmaya devam ediyoruz. Ofise uzaktan bağlanıyoruz. İşverenler ve kendi içimizde de ağırlıklı olarak telefon görüşmesi, e-posta ile birlikte WhatsApp ve Skype tercih ediyoruz.

Sizin için uzaktan çalışmanın dezavantajları ve avantajları neler?

Proje ofisi olmamız ve ağırlıklı olarak içinde olduğumuz iş konumuz gereği, çalıştığımız firmaların bir kısmı uluslararası firmalar. Bu firmalarla olan proje toplantılarımızı da zaten dijital platformlar üzerinden yapıyorduk. Bazı dönemlerde de, kısmen evden devam ettiğimiz durumlar da oldu. Ancak bu yaşadığımız türde bir süreklilik olmaması dolayısıyla iyi bir program yapmak önemli. Sadece haftayı değil, her günü kendi içinde dinamik bir şekilde planlamak gerekiyor. Bu sebeple, biz haftanın belirli günleri halen ofise geçsek de çalışanlarımızla fiziksel olarak birbirimizden ayrı olmamız sebebi ile dijital olarak irtibatta kalmaya çalışıyoruz. Evde kalmak belki de bizden ziyade ekip arkadaşlarımız için farklı ve olumlu bir deneyim oluyor. Zira kendi özel programları dışında, gün içinde iş ile ilgili sorumlulukları bu süreç içinde büyük çoğunlukla kendilerinde diyebiliriz.

Elinizde ne tür projeler (şantiye, fikir, yarışma)vardı? Projelere göre çalışma organizasyonunda nasıl değişiklikler oldu?

Ağırlıklı olarak çalışma alanları üzerine işlerimiz oluyor. Salgın öncesi projesi tamamlanmış kurumsal bir ofis projemizin, birkaç hafta içinde tamamlanacak şekilde saha uygulama çalışmaları sürüyor. Diğer devam eden bir projemizin saha çalışmalarına geçici olarak ara verildi ancak uygulama yüklenicisi ile proje ve detay çalışmaları ile ilgili sürekli irtibattayız. Yine salgın öncesi teslim ettiğimiz ve uygulama ihalesi yapılan bir kurumsal ofis projemizin ise uygulama başlangıcı ertelendi. Saha çalışmaları devam eden işler için tedbirlerimizi alarak rutin saha ziyaretlerimiz söz konusu. Tüm bu süreçte de her projeyi kendi içinde, günlük programlarla yürütmeye gayret ediyoruz.

Şehir dışı ya da yurt dışı projeleriniz var mı? Bunlar nasıl etkilendi?

Hayır, tüm projelerimiz İstanbul içi projeler.

Sizce bu salgının yapı malzemeleri ve tasarım kararları üzerinde dönüştürücü bir etkisi olacak mı?

Öncelikle belirtmek gerekir ki bu salgın hastalık süreci sonrasında hem özel hayatın hem de iş hayatının eski akışına geri dönmesi zaman alacak (Tabii yeni bir felaket daha arkasından gelmezse). Millet olarak kötü günleri çabuk unutma alışkanlığımız olsa da bu sefer etkileri sürebilir düşüncesindeyiz.

Projeler özelinde farklı yaklaşımlar olacağı şu anda görülmekte. Öncelikle sağlık yapıları ile ilgili farklı tipte ve kapsamda projeler ön planda olacak kanaatindeyim. Akabinde eğitim yapıları, çalışma alanları, konaklama, yeme-içme gibi sektörlerdeki projelerde, proje programlarında ve kullanıcı öncelikleri bağlamında bir kısım değişiklikler görebiliriz. Tüm projelerde, kapalı alanların dış mekan ile bağlantıları irdelenecektir. Mekan içine daha çok temiz hava, daha çok gün ışığı alma gibi konular önem kazanacaktır. Sürdürülebilirlik dışında kullanıcıyı ön planda tutan programlarla daha sık karşılaşabiliriz. Well konusu da bunlardan biri olabilir. Zira Well yaklaşımı içindeki kriterler mimari ve iç mimari projelerde kendine daha çok yer bulacaktır.

Yapı malzemeleri hususunda ise, sürdürülebilir malzemelere, olabildiğince yerel ürünlere ve üretimlere bir yönelim olacağı düşüncesindeyiz. Birçok firmanın ürün üretim standartları, ürün muhteviyatları olumlu yönde değişebilir. Firmalar, geri dönüşümlü malzemelerin üretimi üzerinde daha çok çalışacaklar, ham madde ve üretim süreçlerinde insan sağlığı konusu ilk sıraya konulacaktır. Bunları birlikte izleyip göreceğiz.

Tüm bu tespitlerimize rağmen, şunu da dürüstçe belirtmek gerekiyor ki bu yılı büyük ihtimalle çoğu firma kapattı diyebiliriz. Münferit olumlu örnekler olsa bile, gerek yapı malzeme grupları gerek uygulama firmaları gerekse de biz tasarım ve proje ofisleri için zor bir yıl olacak. Umarız bu dönemden hepimiz öncelikle fiziksel ve zihinsel olarak sağlıkla, sonrasında ise en az seviyede etkilenerek çıkarız.