[söyleşi]: “Amaç, öznel bakış açıları ve şehre dair alt okumalar yaratmak.”

Nil Tuzcu

Harvard Üniversitesi’nde ve Massachusetts Institute of Technology’de araştırmacı ve tasarımcı olarak çalışmalarını sürdüren Nil Tuzcu’nun, SALT Araştırma Fonu tarafından desteklenen “Ben İstanbul” projesindeki hikayeler, interaktif kullanım ve araştırma yöntemleri üzerine konuştuk.

“Ben İstanbul” projesini oluşturmaya nasıl ve ne zaman başladınız? Proje şu an ne durumda?

İnteraktif hikaye anlatım yöntemleri ve web tabanlı bilgi görselleştirme gibi tasarım ve teknoloji odaklı projeler üzerine çalışıyorum. Son üç senedir başta tarihi haritalar olmak üzere tarihsel verinin dijitalleştirilmesi ve görsel olarak web ortamında sunumu üzerine araştırma yapıyorum. Temel amacım kaybolmakta olan İstanbul’u dijital dünyada yaşatmak ve şehre ait arşivleri anlamlı bir şekilde derleyerek ulaşılabilir ve anlaşılabilir bir hale getirmek. “Ben İstanbul” projesinin fikri bu araştırmanın ve vizyonun sonucu olarak doğdu ve 2016 SALT Araştırma fonunu almamla birlikte proje üzerinde aktif olarak çalışmaya başladım.

Projede şu anda üzerine çalıştığım altı adet hikaye var. Bu hikayeler; 1928 yılı turist rehberinin kullanıldığı “İngiliz Turist”, 1949 yılında Lütfi Kırdar’ın yazdığı “Cumhuriyet Devrinde İstanbul” yayınının görselleştirildiği “Lütfi Kırdar”, Giovanni Scognamillo’nun anılarının ve Salah Birsel’in “Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu” kitabının kullanıldığı “Bir Levanten”, Yusuf Atılgan’ın “Aylak Adam”ı, Orhan Pamuk’un “Cevdet Bey ve Oğulları” kitabından esinlenen, erken Cumhuriyet dönemi ve sonrasındaki apartmanlaşmayı ve plaj, gazinolar gibi kentsel mekanları anlatan Işıkçı Ailesi, ve son olarak, “Gurbet Kuşları” filminden görüntülerin, “Gecekondulu Dolmuşlu İşportalı Şehir”den alıntıların kullanıldığı, göç ve gecekondulaşma olgularının anlatıldığı “Gurbet Kuşları”.

Proje geçtiğimiz ay, !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali Sanal Gerçeklik ve İnteraktif Hikayeler Sergisi kapsamında sergilendi. Bu sergi sayesinde kullanıcıların ilgisini ölçme fırsatım oldu ve bir çok olumlu tepki aldım.

“Ben İstanbul”, mimarlık ve şehircilik tarihini anlatırken izleyiciye sosyal, ekonomik ve kültürel tarihe dair de ipuçları sunuyor.

Projenizin SALT Araştırma Fonu tarafından desteklenen projeler arasında yer almasının nedeni neydi? Fon projenizi gerçekleştirme sürecinizde size nasıl bir katkı sağladı?

SALT Araştırma Fonu sosyal ve ekonomik tarih, mimarlık ve tasarım, ve sanat konulu araştırmalara destek sağlıyor. “Ben İstanbul”, mimarlık ve şehircilik tarihini anlatırken izleyiciye sosyal, ekonomik ve kültürel tarihe dair de ipuçları sunuyor. Sanırım projenin en ilgi çeken özelliği günümüzde sıklıkla tartışılmakta olan dijital beşeri bilimler konusuna bir örnek teşkil etmesi. Dijital teknolojilerin tarih, edebiyat ve antropoloji gibi disiplinler tarafında kullanılmaya başlamasıyla ortaya çıkan bu yeni alan, şehir tarihi araştırmaları için de bir çok yeni yöntem ve araç yarattı. “Ben İstanbul” projesi için geliştirilen veritabanı da bu yeni araçlardan faydalanılarak oluşturuldu.  SALT Araştırma’nın sağladığı maddi desteğin yanı sıra SALT Galata’da gerçekleşen proje sunumları ve sunum sonrasında aldığım yorumlar projenin gelişim sürecinde çok önemki katkı sağladı.

“Ben İstanbul” projesinde İstanbul’un geçmişine dair hikayeler; Halit Refiğ’in “Gurbet Kuşları” filmi, Orhan Pamuk’un “Cevdet Bey ve Oğulları” kitabı ve erken Cumhuriyet döneminin İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar gibi geçtiğimiz yüzyılın önemli edebiyat eserleri ve filmlerindeki karakterler ve yine geçtiğimiz yüzyılda iz bırakmış kimlikler üzerinden anlatılıyor. Seçilen bu kaynaklar ve karakterler İstanbul için nasıl bir önem taşıyor ve kullanıcı açısından deneyimi nasıl etkiliyorlar?

Ben İstanbul projesine başlarken temel hedefim İstanbul’un farklı dönemlerini toplumun farklı katmanlarından insanların gözünden izlenmesine olanak sağlamaktı. İstanbul tarihinde tartışılan belli başlı dönemler ve bu dönemlerde şehirde meydana gelen önemli değişimler var. Seçtiğim hikayeler de bu değişimleri anlatmak için en uygun görsel ve yazılı malzeme sağlayan kaynaklara dayanıyor. Mesela Lütfi Kırdar’ın hikayesi 1949’da yazdığı İstanbul’daki imar çalışmalarına dair yazdığı bir yayınından uyarlandığı için izleyici İstanbul’u tamamen Kırdar’ın gözünden görüp, İstanbul’daki değişimi onun kaleminden okuyabiliyor. “Bir Levanten” hikayesinde ise izleyici Beyoğlu’nu Giovanni Scognamillo’dan dinlerken aynı zamanda “Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu”ndan alıntılar okuyabiliyor ve Selahattin Giz’in Beyoğlu albümünde dolaşabiliyor.

Hikayeler ve karakterler, merak uyandıran, kişisel ve sınırlandırılmamış anlatım şekilleriyle platformun içeriğini oluşturuyor.

“Ben İstanbul”un anlattığı farklı hikayeler ne amaçla ve neye göre oluşturuldu? Karakterler bu hikayelerde nasıl yorumlanıyor?

Hikaye ve karakter seçimindeki en önemli kriter kurgulanan karakterlerin toplumun farklı sosyal ve ekonomik kesimlerini yansıtmasıydı. Böylece tarih boyunca İstanbul’da yaşamış olan nüfusun çeşitliliği projenin dayandığı temel noktalardan birisi haline geldi. Hikayelerden her biri tarih boyunca şehirde yaşanmış farklı bir fiziksel veya mekansal değişime ışık tutuyor. Apartmanlaşma, gecekondulaşma, sanayileşme, ulaşım ağının gelişimi, açık alanların değişimi gibi konuların yanı sıra boğaz plajları, gazinolar ve Beyoğlu sinemaları gibi günümüzde artık var olmayan, fakat geçmişte sosyal ve kültürel değişimin temsilcisi olmuş önemli kent mekanları da hikayelerin ana strüktürünü oluşturuyor. Hikayeler ve karakterler, merak uyandıran, kişisel ve sınırlandırılmamış anlatım şekilleriyle platformun içeriğini oluşturuyor. Buradaki amaç, öznel bakış açıları ve şehre dair alt okumalar yaratmak. Kullanıcı seçtiği hikayeyi izlerken, hikayenin anlattığı kentsel değişimin yanı sıra dönemin politik, ekonomik ve sosyal yapısına dair yeni bilgiler keşfediyor.

Proje, arşiv kaynaklarını bilişim metotlarıyla dijitalleştirerek ve görselleştirerek geleneksel araştırma yöntemlerine yeni bir perspektif sunmayı da amaçlıyor. Hikayeler üzerinden bir bilgi akışı sunan sistem, belli bir bilgiye ulaşma amacıyla yürütülen geleneksel araştırma ihtiyacına nasıl cevap veriyor?

Anlatı biçimi olarak interaktif hikaye, izleyicilerin farklı bilgi katmanlarını istekleri doğrultusunda harmanlayarak kendi bakış açılarını geliştirmelerine olanak sağlıyor. Sıklıkla çizgisel bir akış olarak ortaya çıkan tarihsel anlatılar, böyle bir platformda çok alternatifli ve kronolojik olmayan hikayelere dönüşebiliyor. Örneğin, “Ben İstanbul” projesinde izleyiciler belirli bir dönemde geçen hikayeyi izlerken, başka bir dönemin İstanbul haritasını altlık olarak kullanabiliyorlar.

Projede kullanılan bütün tarihsel belgeler http://www.istanbulurbandatabase.com  adresinden ulaşılabilir durumda.

Bu platformun oluşturulması sırasında kullanılan bütün arşiv malzemeleri iki temel süreçten geçiyor: belgelerin coğrafi referanslama yöntemi ile web tabanlı harita üzerine yerleştirilmeleri ve zaman çizelgesi üzerine oturtulmaları. Tarihsel haritalar noktalama yöntemiyle bire bir harita üzerine yerleştirilirken fotoğraflar coğrafi koordinatlar üzerinde konumlanıyorlar. Aynı süreçten geçen tarihsel dokümanların her biri ayrı bir katman olarak düşünüldüğünde proje bir süre sonra çok katmanlı bir araştırma aracına dönüşmüş oluyor. Projede kullanılan bütün tarihsel belgeler http://www.istanbulurbandatabase.com  adresinden ulaşılabilir durumda.Projede ne gibi işbirlikleri yaptınız? Görselleştirme, grafik tasarım, hikayeleştirme konularında destek aldınız mı?

Tabii ki bu süreç boyunca bir çok kişinin desteğini aldım. Öncelikle bu projenin temel fikri Harvard Üniversitesi’nde Prof. Sibel Bozdoğan’ın İstanbul tarihi üzerine verdiği dersi almam sayesinde oluştu. Daha sonra Prof. Bozdoğan ile Harvard Mellon şehir araştırmalarında beraber çalışma fırsatı buldum. Projenin tarihsel araştırması ve hikaye kurgulaması konularında Prof. Bozdoğan’ın çalışmalarından ve kitaplarından önemli ölçüde faydalandım. Aynı şekilde bu süreçte birlikte çalıştığım Dr. Neşe Doğuşan Alexander da tarihi araştırma konusunda önemli katkılar sağladı ve beni bir çok farklı tarihsel konuya ve belgeye yönlendirdi. Yazılım ve görselleştirme konusunda Massachusetts Institute of Technology’de bulunmam benim için büyük bir avantaj. Platformun geliştirilmesi için gerekli teknik alt yapıyı öğrenmem, süreç boyunca kullanıcı testleri yapmam buradaki akademik çevremin desteğiyle oldu. 

Farklı etkileşim araçları projede araştırmasını yaptığım ve sürekli yeni metotlar denediğim bir konu.

Projede interaktivite nasıl sağlanıyor? Kullanıcı hikayenin gidişatına ne kadar müdehale edebiliyor?

İnteraktivite projenin anasayfasından kullanıcının istediği karakteri seçmesi ile başlıyor. Bu karakterin yolculuğunda kullanıcı farklı yönlerden hikayeye devam edebiliyor. En fazla kullanılan etkileşim aracı harita karşılaştırılması. Örneğin izleyici, Gurbet Kuşu’nun hikayesinde 1946 ve 1966 İstanbul hava fotoğraflarından oluşan Zeytinburnu haritalarını karşılaştırabiliyor veya Lütfi Kırdar hikayesinde bulunan Henri Prost planının saydamlığını değiştirerek altındaki hava fotoğraflarıyla bir karşılaştırma yapabiliyor.

Diğer bir etkileşim yöntemi ise hikaye içinde anlatılan yan hikayeler. Örneğin kullanıcı Lütfi Kırdar’ın hikayesini izlerken arayüzde beliren “Henri Prost ile tanışın” tuşuna tıklayarak Henri Prost’un İstanbul yıllarını anlatan kısa bir hikayeye geçebiliyor. Kimi zaman da hikaye kullanıcıya sorular yöneltebiliyor. Örneğin 1951 yılında Işıkçı Ailesi’nin hikayesi kullanıcıya plaja mı yoksa gazinoya mı gitmek istediğini soruyor ve kullanıcının cevabına göre hikaye plajda ya da gazinoda devam ediyor.

Farklı etkileşim araçları projede araştırmasını yaptığım ve sürekli yeni metotlar denediğim bir konu. Yeni bir etkileşim yöntemi denediğimde genelde bunu kullanıcı testleri izliyor. Kullanıcının öğrenme hızına ve etkileşimin ne kadar verimli çalıştığına bağlı olarak yeni yöntem projenin bir parçası haline gelebiliyor.İleriki safhalarda projeyi nasıl devam ettirmeyi planlıyorsunuz?

İlk aşamada altı karakterin tamamını online olarak izlenebilir hale getirmek istiyorum. İlerleyen dönemlerde bu platformu başka araştırmacıların ve tarihçilerin kullanımına açmayı hedefliyorum. Veritabanının zenginleşmesi ve şu ana kadar anlatılmayan hikayelerin ortaya çıkması için bu gibi işbirliklerinin çok önemli olduğuna inanıyorum.