[söyleşi]: “Olduğumuz yerden uzaklara bir yerlere gitmek istiyoruz. Bize iştirak edenlerle birlikte.”

Esen Karol
Esen Karol

Çevrimiçi bir multimedya yayını olan Manifold’u, kurucusu Esen Karol ile ismi, iştirakçileri, içeriği ve süreci üzerinden konuştuk.

Manifold internet sitesinde kendini bir sözlük veya ansiklopedi formatında, “manifold” kelimesinin çeşitli anlamlarını açıklayan notlarla anlatıyor. Burası okuyanın aklında kelimeyle sitede karşılaşılan içeriği birbirine bağlıyor. Bir yandan da kelimenin böylesine vurgulanması akla şu soruyu getiriyor: Sitenin kuruluş sürecinde kelime mi fikre uydu, ana fikir mi kelimeye?

Sitenin başından beri yapısal olmazsa olmazları belliydi. İçerikle ilgili olarak emin olmadığımız pek çok konu vardı, halen de var. Öte yandan multi-media bir platform olacağı, yani içinde metin, imge, video ve podcast gibi birlikte ama bağımsız da çalışan mecraların ifade aracı olacağı kesindi. Birbirinden farklı görüşler sunan, farklı biçimlerde kaleme alınmış metinlerin farklı birikimlere sahip iştirakçilerden gelmesini de bekliyorduk. Pek çok kanaldan siteye, pek çok tipte özgün içerik akmasını ama siteden de pek çok başka kanala akış olmasını arzu ediyorduk. İsim düşündüğümüz günlerde, İngilizce bir roman okurken karşıma çıkan bu kelimenin aklımızdaki sitenin kusursuz sıfatı olduğunu okuduğum anda fark ettim. Üstelik Türkçe’de de yeri vardı. Turbo manifoldların resimlerinin muhteşem güzel olması cabası oldu. Özetle “manifold” sonradan geldi ve cuk oturdu; tüm farklı anlamları farklı dertlerimizi karşıladığı için sitenin “Hakkında”sı kelimenin kapsamlı bir sözlük karşılığı olarak yazıldı.

Manifold’a “katkıda bulunmak” yerine “iştirak etmenin” mümkün olduğunu söylüyorsunuz. Bu ikisi arasında nasıl bir fark görüyorsunuz? Öngördüğünüz, iştirakçinin içeriğe katkıda bulunması değil, içeriği şekillendirmesi midir? Bize örnek bir iştirakçiyi tanımlayabilir misiniz?

Örnek iştirakçi “bizim Manifold’da benim yazım” ya da“bizim Manifold’da benim projem” diye konuşan iştirakçi. Katkıda bulunmak hali hazırda olan bir şeye ekleme yapmak gibi. Manifold ise daima olmakta olan bir şey. Oluşumun parçası olmakla, olan bir şeye katkı vermek farklı geliyor bize. İzzeddin Çalışlar, Maviology için hazırladığı metinde Manifold için “bir içerik hareketi” demiş. Keşke gerçekten öyle olsa: bir içerik hareketi. Bu nedenle iştirak. Hareket ancak iştirakle olabilir. Bir Afrika atasözü: “Hızlı gitmek isteyen yalnız, uzağa gitmek isteyen kalabalık yola düşer” diyor. Uzun yola düştük. Acelemiz yok. Nereye gittiğimiz de mühim değil. Ama olduğumuz yerden uzaklara bir yerlere gitmek istiyoruz. Bize iştirak edenlerle birlikte.

“Okura sunmayı amaçladığımız deneyim, internet deneyiminin konuları sınırlandırılmış bir mini versiyonu: Manifold içinde sörf yapmak olası.”

Manifold’da içerikler kısa, orta ve uzun olarak sınıflandırılıyor. Bir yandan da “tasarım, teknoloji, sanat ve gündelik hayat” olarak tanımlanan geniş ve biraz da ucu açık bir içerikten bahsedilince bu okuyucu için değişik bir okuma deneyimi anlamına geliyor. Siz bu sınıflandırma ve içerik çeşitliliğini belirlerken okuyucuya nasıl bir deneyim sunmayı amaçladınız?

Manifold’da yer alabileceğini düşündüğümüz yazıların pek çoğunu hiçbir şekilde kategorize edemediğimizi fark ettik. Bir metni okumak için gerekli olan sürenin bilgisini okura verebilme (ama bunu dakika veya kelime sayısı vermeden yapabilme) kaygımızla, içeriği kategorize etme zorluğumuz bir araya gelince böyle bir çözüm bulduk. Dağınık içeriği ise özenle çalıştığımız “İndeks” yardımıyla içinden çıkılır hale getirdiğimizi umuyoruz. Gerek “Kısa, Orta, Uzun” kategorileri, gerekse İndeks son derece yoğun kullanılıyor şu anda. Zaman geçip içerik iyice zenginleştiğinde, İndeks daha da işlevsel olacak; içine kategoriler eklenecek. Okura sunmayı amaçladığımız deneyim, internet deneyiminin konuları sınırlandırılmış bir mini versiyonu: Manifold içinde sörf yapmak olası. Aynı etiket altında, metin, video veya podcast’e ulaşılabiliyor veya aynı mecra tipinde birbirinden farklı konulara atlanabiliyor. Özhan Binici’nin kodunu yazdığı altyapı teknik olarak buna elverişli ve zamanla kendisini daha iyi gösterecek.

Manifold bu ilk aylarda izleyici, okur ve iştirakçilerden nasıl bir ilgi gördü? Sizi şaşırtan ilgi ya da ilgisizlikler oldu mu?

Manifold, 14 Temmuz gibi unutulmaz bir tarihte yayına geçti. Bu nedenle ilk günleri biraz karışıktı. Sonrasında yaz olmasına rağmen tahminimizin üstünde bir ilgi oldu ve çok olumlu tepkiler aldık. Genelde yazılar uzun ve ağır bulunuyor. Aldığımız en ciddi eleştiri bu şimdilik. Metinleri paylaşırken içeriğini iyi ifade edemediğimiz zamanlar oluyor. Bazen gündeme değen ama çok dolaylı değen metinlerin gündemle ilişkisinin fark edilmediğini düşünüyoruz. Ya da ince ince uğraştığımız ve Manifold’a has olduğunu düşündüğüm bir yaklaşımla oluşturduğumuz Pazar Sekmeleri’ne ilgi beklediğimden az. Videolar da umduğumdan az seyrediliyor. Öte yandan Manifold okurun vakit vermesini gerektiren bir yayın olmasına rağmen sanırım şimdilik az sayıda olsa da seven okurumuz oldu. Umarım ileride hayalini kurduğumuz e-kitap, POD kitap gibi projeleri de hayata geçirebiliriz; tasarım ve teknoloji içeriğini daha güçlendirebiliriz vs. Yapacak çok iş var; daha yolun başındayız.

Manifold güzel şeyler yaşatan bir platform olsun, sıkıcı işleri ben yapayım.

Manifold çok yeni bir yayın ve mevcut halinde içerik yönetimi size ait. Editoryal destek alıyor ya da alabiliyor musunuz? Manifold’un müştereklik hayali doğrultusunda bu durumun nasıl değişmesini bekliyorsunuz?

Manifold’daki metinlerin redaksiyonunu Bülent Tanju ile birlikte yapıyoruz. Tüm iş (uygulama, sosyal medya vs.) bizden çıkıyor. Çeşitli konularda iştirakçilerimize danışıyoruz: Bir soruyu bir topluluğa iletmek bağlamında değil ama en iyi cevaplayacak iştirakçimize yöneltmek bağlamında. Ayrıca şüphesiz herkesten gelen eleştiri ve önerileri dikkate alıyoruz. Maddi olarak biraz kendi ayakları üzerinde durabilir hale gelebilirse o zaman editoryal anlamda profesyonel bir ekibimiz olabilir belki. Müştereklik hayali; içerik üretimi ve Manifold’u sahiplenme, çevrimiçi ve çevrimdışı projeler geliştirme bağlamında söz konusu. Yoksa gündelik yükün taşınması bağlamında değil. Manifold güzel şeyler yaşatan bir platform olsun, sıkıcı işleri ben yapayım.