Arredamento Mimarlık’ın Ocak-Şubat sayısında, Türkiye’de yerel yönetimlerin kültür-sanat ortamına katkısı eleştirel değerlendirmeler, dünya ile karşılaştırmalı güncel saptamalar ve geleceğe dönük taktiksel önerilerle ele alınıyor.
Türkiye’nin yerel yönetim tarihi çok kısadır. İtalya’da daha 12. yüzyıldan başlayan yerel kentsel yönetimler tarihi Osmanlı’da ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında başlar. Bu durum yerel ölçekte özyönetim geçmişinin çok kısa olduğu gibi, çok da sorunlu oluşu anlamına gelir. Merkezi yönetimle yerel yönetimler arasındaki sınır hep çok geçirgen olmuştur. Merkezi yönetim uzun süre boyunca yerele bitimsizce müdahale etmiştir ve hâlâ da eder. Uzun süre belediye başkanlarının göreve seçimle gelmedikleri hatırlanmalıdır. Belediyelerin sahip oldukları mülkler bile kolayca merkezi yönetime geçer, beledi görevler merkezi yönetime devredilebilir. Bu koşullarda kültür ve sanat etkinliklerinin yerel yönetimlerle ilişkisi hep belirsizliklerle tanımlı olmuştur. Kaldı ki, değişen siyasal yönetim tercihleri kararlı bir kültür politikası yürütmeyi zorlaştırır. Yönetimleri kabaca özdeş nitelikte kültürel ve sanatsal etkinlikler yapabilme imkânından yoksun bırakır. Çoğu zamansa kültürel etkinlik adına yapılanlar popüler kültür pratiklerinin sınırları içinde olur. Kentlileri eğlendirmek amacına yönelik etkinlikler yapılır. Dünya genelinde çok sık gündeme gelen kent müzeleri bile burada ancak son yıllarda yaygınlaşmaya başlamıştır. Onlar da ağırlıklı olarak folklorik içerikli olurlar. Başka bir meseleyse, yerel yönetimler eliyle kültüre ilişkin yapılanların öncelikle Türk döneminin tarihsel geçmişiyle bağlantılı olmasının yeğlenmesidir. Türk öncesi çoğu kez görmezden gelinir. Modern dönemin sanatsal üretimi de benzer biçimde en tercih edilen alan olmaz. Özetle, Türkiye’de yerel yönetimlerin bir güncel kültür ve sanat odağı gibi davranması henüz -en insaflı anlatımla- istisnaidir.
Dosyada yerel yönetimlerin Türkiye’nin kültür-sanat ortamına katkısı Samet Keskin, S. Ulaş Bayraktar, Özgür Ceren Can, Savaş Zafer Şahin, Özlem Ece, Emre Erbirer, Ekmel Ertan, Sevim Sancaktar, Saliha Yavuz ve Kemal Aydoğan’ın metinleri ile tartışılıyor.
Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası’nın (ÇEİS) katkılarıyla yayınlanan “Opus Caementicium” başlıklı yazı dizisinin yeni bölümünde, Kazuyo Sejima’nın SANAA ofisinden bağımsız tasarladığı Osaka Sanat Üniversitesi’nin Sanat ve Bilim Bölümü binası ele alınıyor. Son onyıllarda giderek tırmanan, mimarlık ve mühendislik pratikleri arasındaki yeni bütünleşme olgusunu örnekleyen yapıyı Tomris Akın değerlendiriyor.
Sayıda, 1 Kasım 2023 günü yitirdiğimiz mimar Neşet Arolat; Emre Arolat, Ece Ceylan Baba, Cafer Bozkurt, Ersen Gürsel, Yaşar Marulyalı, Kerem Piker, Şerif Süveydan ve M. İnal Uşşaklı’nın yazılarıyla anılıyor.
Bahar Şener-Pedgley’nin, The Design Museum’da Ekim 2024-Mayıs 2025 tarihleri arasında ziyarete açılan “The World of Tim Burton” sergisinden izlenimlerini aktardığı 368. sayıda ayrıca, Yeşim Armağan, yapma ve yapmama potansiyelleri arasındaki dinamikleri keşfederek, mimarlığın mevcut meşguliyetlerin ağırlığından nasıl sıyrılabileceğini sorguluyor. Nihal Evirgen ise, Güven Arif Sargın’ın Nika Yayınevi tarafından yayımlanan “Homopoliticus: Devrimci Bir Praksis Sürecinde Mekan-Politik ve Öznesine Dair Denemeler” başlıklı kitabını inceliyor.
Arredamento Mimarlık’ın eski ve yeni sayılarını rob389.com, shopier.com/binat, kirmizikedi.com, yemkitabevi.com adreslerinden ve YEM Kitabevi Kadıköy şubesinden satın alabilir; shopier.com/binat ve abonelikmerkezi.com adreslerinden ise Arredamento Mimarlık’a abone olabilirsiniz. Derginin 2017 2025 yıllarına ait sayılarına ise PressReader uygulaması üzerinden ulaşabilirsiniz.
Arredamento Mimarlık’ı Facebook, X, Instagram, LinkedIn hesaplarından takip edebilirsiniz.

