Site icon bi_özet – Sektörel Gündemin Özeti

(Yapı Kredi bomontiada)’da İki Yeni Sergi!

Yapı Kredi bomontiada, 23 Ekim – 30 Kasım tarihleri arasında “Cumhuriyetin Sanatçı Ailesi; Işık Senfonisi” sergisi ile Oylum Öktem’in bir bağ niteliğindeki “Bir Çağın Kapanışı; Yeniden Doğuş” adlı beşinci kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. 


“Cumhuriyetin Sanatçı Ailesi; Işık Senfonisi”, “Bir Çağın Kapanışı; Yeniden Doğuş”
Sergi

Tarih: 23 Ekim – 30 Kasım 2024
Yer: Yapı Kredi bomontiada, Şişli / İstanbul


Yapı Kredi bomontiada, 23 Ekim – 30 Kasım tarihleri arasında GALERİ ve 4.Kat’ta birbiriyle bağ kuran iki sergiye ev sahipliği yapıyor. Oylum Öktem’in yirmi yıl boyunca üzerinde çalıştığı; Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar, heykel, müzik, edebiyat ve resim sanatlarının gelişimine önemli katkılar sunan sanatçı ailesinin arşivi  ‘‘Cumhuriyetin Sanatçı Ailesi; Işık Senfonisi’’ ilk kez sergileniyor. Fotoğraflar, kristal lambalı piyano, tablolar, heykeller, eskizler ve arşiv belgelerinden oluşan sanatla örülü bir yolculuğa davet eden sergide, geçmiş diye nitelendirilen, sanatla yükselen zarif mücadelelerin tüm çağlarda yaşanacak değerler olduğu bilgisi yeniden hatırlanıyor. Öktem, aralarında uluslararası alanda tanınan iki heykeltıraşı, babası Tankut Öktem ve dayısı Haluk Tezonar’ı da yetiştirmiş anne ve baba tarafından ailelerin bir’leşen hikâyesini, sergiye eşlik eden kitabıyla da okuyucularla buluşturuyor. 

Oylum Öktem’in beşinci kişisel sergisi “Bir Çağın Kapanışı; Yeniden Doğuş” ise sanatçının 25’i aşkın heykel, fotoğraf ve video çalışmasından oluşuyor. Öktem’in, yaratım sürecinde imgenin bilinçdışında eyleme geçmesi ile bu kendinden kopup “Yeni Kendine” kanat açma; içkinliğin dünyasını aşkınlığa kavuşturduğu bilgisi eserleri aracılığıyla açığa çıkıyor.

Öktem iki sergi arasındaki bağı ise şöyle aktarıyor: “Atalarıma geleceğe aktardıkları bilinçlerine bir bağ olarak her daim minnet duydum. Benim de yüzlerini görmeyeceğim gelecek kuşaklara aktarım çabamda sevincim kendimden öte, sonsuz akışa inançtan. Bu süreç, sanatın ve bilincin yüksek varlığını sürdürdüğünü gösterdi. Sergi ve kitabın var olması, bizim yaşam zamanımıza emanet edilmiş olan ışığın ve temel bilinçte var olan değerlerin ikinci yüzyılın şafağında gün yüzüne çıkma vakitleri gelmişti. Bu yüksek kanıtı saklayan arşiv kutuları 100 yıldır her kuşakta bir kişinin mutlak ilgisiyle saklanmış, barışa ulaşılacak savaş zamanlarını da aşmıştı. Kuşaktan kuşağa bugüne, bana, geleceğe ulaştı. Ne mutlu bize, hepimize…”

Exit mobile version