Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 2015 yılından beri devam eden çatışmalar ve operasyon sonrası oluşan ağır hasardan sonra, Sur'da bundan sonra ne olacağı büyük bir tartışma konusuydu.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 29.09.1988 tarih ve 38 sayılı kararıyla Kentsel Sit Alanı ilan edilen, içerisinde 147 adedi anıtsal yapı niteliğinde 595 tescilli taşınmaz kültür varlığı bulunan ve 04.07.2015 tarihinde Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş olan Sur ilçesinde 16 mahallenin acele kamulaştırılmasına karar verildi.
Kamulaştırılan yerler arasında; mülkiyeti Mimarlar Odası’na ait tescilli taşınmaz kültür varlığının da yer aldığı UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki tescilli yapılar da bulunuyor.
Tüm bu kültür varlıklarına evsahipliği yapan Suriçi’nin, “RİSKLİ ALAN” uygulamasına konu olması gereken bir alan değil, aksine korunması gereken bir alan iken Hükümet tarafından “kentsel ihya” projesi olarak açıklanmasının ardından riskli alan ilan edilmesi ve acele kamulaştırma kararının alınması, projenin ardında yatan örtülü amacı ortaya koymaktadır.
Yaklaşık 50 bin nüfusun yaşadığı bölgenin neredeyse tamamının acele kamulaştırma kararıyla o bölgede yaşayan yurttaşların elinden alınması sadece mülksüzleştirme değil tarihin  ve kültürün yeniden yaratılması anlamına gelmektedir.
Suriçi ve çevresi, tarihi, kültürel ve mimari birikimiyle evrensel bir öneme sahiptir. Rant amaçlı, içinden geniş yolların geçirildiği Selçuklu ve Osmanlı mimari geleneğinin devamı olduğu iddia edilen kopyalar ile bezeli bir yenileme Suriçi’nin geleneksel dokusunu ve mimari mirasını yok edecektir.
Mimarlar Odası, barınma ve sağlıklı çevrede yaşama hakkının, tarihi ve kültürel mirasın korunması çerçevesinde, binlerce yurttaşı ve birçok kültür varlığını etkileyen hukuka aykırı riskli alan ve acele kamulaştırma kararlarını yargıya taşımıştır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Mimarlar Odası