(Bilsart)’ın OCAK Programı Belli Oldu…

Bilsart, 2 Ocak – 31 Ocak tarihleri arasında, küratörlüğünü Derya Yücel’in üstlendiği “Tını” isimli sergiye ev sahipliği yapıyor.

Mutlu yaşam fikri ile çerçelenmiş politik bir yaşam nasıl düşünülebilir? Ortaklıkları olmayanların ortaklığı mümkün olabilir mi? Agamben, politik felsefesi doğrultusunda çıplak olan hayattan, politik olan yaşama nasıl geçileceğine dair fikirlerini “Gelmekte Olan Ortalık” üzerinden ifade eder. Ortak amaçlar etrafındaki birlik olarak “birliktelik” yerine “ortaklıkta temellenmeyen bir-aradalık” düşüncesi konur. İleri sürülen, bir-aradalığın hiçbir aidiyet ortaya koymadan diğer yandan da en ortak olan üzerinden kurulabileceğidir. Ortaklaşmak, temsile dökemeyeceğimiz, kavramsallaştıramayacağımız bir yakınlıktır. ‘‘Siyaseti teşkil eden de bu nesnesiz bölüşüm, bu özgün birlikte-duyumsamadır’’. (s.78)

“Ortaklıkta temellenemeyen” ama en ortak olana referans vererek ses ve müzik olgusunu merkezine alan “TINI”, Anri Sala ve Fikret Atay’ın video üretimlerini yan yana getiriyor. Birlikteliğe (ortaklıkta temellenen) değil, ortaklığı olmayan bir-aradalığa vurgu yapan “TINI”, özgün bir birlikte-duyumsama üzerinden temelleniyor. Tekilliğin tüm özelliğini bünyesinde taşıyan ve tam da bu özgüllüğü ile ortaklaşabilen farklı tavırların bir aradalığının altını çiziyor. TINI, anlam olarak sesin ilişkisel doğası ile organize edilmiş seslerin (müzik) form, yapı ve duygu kombinasyonları ile ilgili bir ifadeden çok, bunlar arasındaki ayırt edilebilir özelliği olarak tanımlanıyor. Bir sesteki karakteristik ton rengi; perdesi, yüksekliği ve şiddeti aynı olsa dahi bu sesleri birbirinden ayıran nitelik olarak “TINI”, farklılıkların ortaklaştığı alana dair bir metafora dönüşüyor. Sanatçıların videolarındaki ortaklığın konseptini belirleyen ses, müzik ve ritim, kişisel bir deneyim olmaktan çıkarak kamusallaşıyor, farklı anlatılar ve ifade stratejileri üzerine kurulu bir ortaklığa dönüşüyor.

Fikret Atay Aquaman, 2019 Video

Fikret Atay
Aquaman
2 Ocak – 14 Ocak, 2020
Sanat Konuşmaları: Fikret Atay & Derya Yücel
02/01/2020      

Fikret Atay’ın 2019 tarihli video çalışması “Aquaman”, görüntüden önce gelen Def sesiyle başlıyor. Mekanı belirsiz bir doğa peyzajı içinde gördüğümüz yarı çıplak figür, defi çalmaya devam ederek yavaşça göle doğru ilerliyor. Ağır ağır suyun içine gömülen figürün eylemine devam etme uğraşı, suyun bu eylemi engelleyici gücü karşısındaki çabası bir tür sessiz mücadeleye dönüşüyor. Sesini duyurma-duyuramama, mücadele etme,- teslim olma, devam etme-edememe halinin göstergelerini sunan bu eylemlilik hali, yoğun bir irade savaşına dönüşüyor.  Sonu kestirilemez olsa da Aquaman, kararlılığını iletmek konusunda izleyiciyi ortak bir hissiyata taşıyor ve her şeye rağmen nefes alabilme umuduna ortak ediyor.

Anri Sala, Le Clash, 2010 

Anri Sala
Le Clash
16 Ocak – 31 Ocak, 2020

Anri Sala’nın 2010 tarihli “Le Clash” isimli filmi, terkedilmiş, işlevini yitirmiş bir konser salonu görüntüsüne eşlik eden aşina bir melodiyle başlıyor. Görüntülerde, iki gezici sokak müzisyeni ile kolunun altına aldığı bir ayakkabı kutusunu enstrümana çevirmiş başıboş ve yalnız bir figür farklı sahnelerde, eş zamanlı biçimde buluşuyor. Bu farklı melodiler birleştiğinde, 1976’da kurulan ve 1986 yılında dağılan, politik duruşu müziklerinin ayrılmaz parçası haline getirmiş, ırkçılık, şiddet, sömürü, savaş gibi temaları punk estetiğine entegre eden İngiliz punk rock grubu’na ait “Should I Stay Or Should I Go” isimli şarkısıyı ortaya çıkarıyor. Şarkının melodisi günümüze taşınırken, ses, bir zamanlar ortak bir mekan olan bu terkedilmiş binanın ıssızlığında yankılanıyor. Geçmişten geleceğe doğru akan bu tını, umudun, direnmenin ve inanmanın mümkünlüğü üzerine, ortaklığı anımsatıyor.


BİLSART:
Bilsar, video sanatının sergilenmesi için bir alan sağlamak amacıyla merkez binasının garajını kâr amacı gütmeyen, video sanatına odaklanan bir sanat mekânına dönüştürdü. 2018 yılından bu yana Bilsart, hem genç hem de deneyimli sanatçıların çağdaş video sanatı üretimlerini her 15 günde bir değişen bir programla sunmaktadır. Bu program, her sergide tek bir iş gösterme ilkesine dayanmaktadır. Bilsart’ın bu alana odaklanan bir kitaplığı da bulunmaktadır.

Bilsart, bu dinamik sergi programı kapsamında koleksiyoner seçkilerini, küratöryel projeleri, sanat kuruluşları/galerileriyle birlikte düzenlenen sergileri ve diğer çağdaş sanat disiplinleriyle paralel gösterimleri ağırlamaktadır. İstanbul’un çağdaş sanat rotasında konumlanan Bilsart, her sergiyi sergi üzerine gerçekleştirilen sanatçı konuşması etkinliğiyle açmakta ve tüm sanat konuşmalarını Bilsart Youtube kanalında arşivlemektedir.