Osmanlı’nın son döneminin önemli yapılarından biri olan Nakkaştepe’deki Abdülmecid Efendi Köşkü, 15. İstanbul Bienali süresince Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç Koleksiyonu’ndan bir seçkiye ev sahipliği yapıyor. Melih Fereli ve Károly Aliotti küratörlüğünde gerçekleşen “Kapı Çalana Açılır” sergisi, Türkiye’den ve dünyadan 24 sanatçının 1700’lerden günümüze geniş bir döneme yayılan ve bir kısmı Türkiye’de ilk kez sergilenen 30 yapıtını bir araya getiriyor.
KAPI ÇALANA AÇILIR
Küratörler: Melih Fereli ve Károly Aliotti
28 Eylül–12 Kasım 2017
Abdülmecid Efendi Köşkü
Kuşbakışı Caddesi, No:16
Üsküdar, İstanbul
Açılış saatleri
Perşembe, Cuma 14:00–19:00
Cumartesi, Pazar 11:00–19:00
Giriş ücretsiz
Bir 19. yüzyıl yapısı olan Abdülmecid Efendi Köşkü, bu sergi dolayısıyla ilk defa ziyarete açılıyor. “Kapı Çalana Açılır” sergisi, bu tarihi köşke adımını atan ziyaretçiye zaman içinde bir yolculuk sunuyor. Geçmişin izlerini taşıyan yapıda bir araya gelen resimden fotoğrafa, heykelden yerleştirmeye çok farklı teknikler ve malzemelerle üretilmiş yapıtlar, bir yandan zamanda donmuş bir mekâna girildiği hissini uyandırırken diğer yandan uzun yıllardır kullanılmayan bu yapıyı yeniden yaşayan bir yere dönüştürüyorlar.
Sanatçılar:
Leonce Raphael Agbodjelou, Francesco Albano, Semiha Berksoy, Paul Carey, Taner Ceylan, Elmgreen & Dragset, Leyla Gediz, Alejandro Metallo Gibert, Gimhongsok, Carsten Höller, Ryota Kikuchi, Steven Klein, Burhan Kum, Harland Miller, Ron Mueck, Patricia Piccinini, Jon Rafman, Ekin Saçlıoğlu, Anıl Saldıran, Franz Xaver Seegen, Yaşam Şaşmazer, The Connor Brothers, Daphne Wright ve ismi bilinmeyen sanatçı
Abdülmecid Efendi Köşkü:
Geç Osmanlı mimarisinin ihtişamlı bir örneği olan Abdülmecid Efendi Köşkü, 19. yüzyıl sonlarında Mısır Hidivi İsmail Paşa tarafından av köşkü olarak yaptırılmıştır. Mimarı kesin olarak bilinmese de bazı kaynaklarda mimar Vallaury’nin adı geçer. Günümüze köşkün yalnızca selamlık binası ulaşmıştır. Sultan II. Abdülhamid tarafından satın alınıp yeğeni Abdülmecid Efendi’ye devredilen köşk, kendisi de hayli yetkin bir ressam olan son Osmanlı halifesi Abdülmecid Efendi tarafından yazlık konut olarak kullanılmış; döneminin sanatçı ve yazarlarının buluşma yeri haline gelmiştir. Bağlarbaşı’ndaki iki yüz dönüme yakın koru içine yerleşen köşkün mimarisine Osmanlı ve Mısır üslubu hâkimdir; üç katlı yapı çini ve hat sanatının incelikli örneklerini barındırır. 1924 yılında halifeliğin kaldırılmasının ardından İstanbul Defterdarlığı’na geçen köşk, 1980’li yıllarda Yapı Kredi Bankası’nın kurucusu Kâzım Taşkent tarafından satın alınmış ve daha sonra Koç Topluluğu’na devrolunmuştur.
Küratörler:
Melih Fereli, 2007’den bu yana Vehbi Koç Vakfı (VKV) Kültür-Sanat Danışmanı olarak görev yapmanın yanı sıra, 2010’dan bu yana VKV’ye bağlı sanat kurumu Arter’in Kurucu Direktörlüğünü yürütüyor. Fereli, 1993-2001 yılları arasında İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın genel müdürlüğünü üstlendi. 1985-1992 yılları arasında Londra Philharmonia Korosu’nda yönetici ve sanatçı olarak görev yapan Fereli, Türk-İngiliz ilişkilerine katkılarından dolayı Majesteleri İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth tarafından Britanya İmparatorluğu Nişanı’na (O.B.E.) layık görüldü.
Károly Aliotti, Ömer M. Koç’un kişisel sanat koleksiyonunun yöneticiliğini yürütüyor. 2007-2015 yılları arasında Arkas Koleksiyonu’nda danışmanlık görevinde bulunmanın yanında İzmir’deki Arkas Müzesi’nin küratörlüğünü ve Fransa’daki Musée de Lodeve’de gerçekleşen Arkas koleksiyonu sergisinin eş küratörlüğünü üstlendi. 2006’da İstanbul Modern’in küratoryal ekibinde görev alan Aliotti, çeşitli çağdaş sanat yayınlarına katkıda bulunmayı sürdürüyor.

